Derin Sular, Çetin Sınavlar... Akrep Yeni Ayı ve Küresel Krizler!
Deneysel Astrolog Mihrap Sarıçiçek'in yazısı...
Gökyüzü, kitleleri ve dünya sahnesini derinden sarsacak, hiçbir şeyin eskisi gibi kalmayacağı keskin bir eşiğe doğru ilerliyor. 9 Kasım saat 10.02’de Akrep burcunun 16. derecesinde gerçekleşecek yeni ay, halının altına süpürülen ne varsa şeffaf bir şekilde masaya dökeceğimiz, sarsıcı bir hakikatle yüzleşme vaktini müjdeliyor. Gizli saklı konuların açığa çıkacağı, psikolojik olarak çetin ama bir o kadar da dönüştürücü bu süreçte, gökyüzünün sert açıları hem bireysel hem de kolektif düzlemde yeni bir sınavın kapısını aralıyor.
Gökyüzünde adeta sarsıcı bir hakikatle baş başa kalacağımızı belirten Akrep burcundaki yeni ay, halının altına süpürülen ne varsa şeffaf bir şekilde masaya dökülürken, süreç gizli saklı konularla nasıl başa çıkabileceğimizi deneyimleyerek öğrendiğimiz çetin bir psikolojik dönemi anlatmakta.
Yeni ayın yöneticisi Mars’ın olumsuz açı yapması, kolektif düzeyde ego savaşlarını, güç gösterilerini ve eril figürlerin gerilimli süreçlerini tetikliyor. Jüpiter’in Mars’la hareket etmesi ise toplum nazarında sözü dinlenen dini veya kanaat önderlerinin iddialı çıkışlarını ve küresel askeri/politik birleşmeleri beraberinde getirebilir.

Ankara koordinatlarına göre çıkarılan haritada Yay burcunun yükselmesi, toplumsal olarak bir an önce genişleme ve umut bulma arzusunu körüklemekte. Haritanın 8. evindeki Jüpiter-Mars kavuşumu, borçlar, alacaklar, krediler ve krizlerin tehlikeli boyutlara büyüyebileceğini, maddi-manevi kayıpların artabileceğini göstermekte. Juno ve Plüton’un güçlü iş birlikleri kurma arzusu ise Merkür’ün sert karesiyle birleştiğinde, bizi riskli sözleşmelere ve gizli maddelere karşı uyarmakta. Venüs-Chiron karşıtlığı, lüks tüketimin yerini tamamen günlük temel ihtiyaçların aldığı sert bir gerçekliğe bırakırken, toprak ve ülke kaynaklarının nerelere harcandığı net bir şekilde ortaya çıkabilir.
Sabian Sembolü: "Bir Kadın Kendi Çocuğunun Babasıdır" (Akrep 17°)
İşte bu tablonun en radikal ve dönüştürücü anahtarı, dünya astrolojisinde doğrudan "Tam Öz-Belirleme" çağrısı yapan o çarpıcı Sabian sembolünde saklıdır.
Dünya sahnesine baktığımızda sembol bizlere neler getirir?
Yüzyıllardır kitlelerin yaslandığı dışsal otoritelerin, tepeden inme dogmaların ve "koruyucu baba" rollerine bürünen sistemlerin miadını doldurduğunu gösterebilir.
Toplumlar artık dışarıdan lütuf veya kurtarıcı bekleyemez; çünkü bu sembol, dışsal bağımlılıkların bittiğini, insanlığın kendi öz kaynaklarıyla var olma zorunluluğunu belirtiyor.
Kendi gücüne sahip çıkan kolektif yapılar, başkasının onayına ihtiyaç duymaz. Krizlerin ortasında dışarıdan reçete beklemek yerine, inancı içe yönlendirerek kendi otoritesini ve kendi gerçeğini bizzat yaratır. Akrep’in bu derin derecesi, sistemlerin kökten yıkıldığı bir kaosu değil; insanlığın dışsal bağımlılıktan sıyrılarak kendi kaderini kendi elleriyle yazacağı devrimci bir doğum sancısını müjdelemektedir.























