17 Şubat Güneş Tutulması: "Sabır, Bilim ve Yenilik"
Deneysel Astrolog Mihrap Sarıçiçek'in yazısı…
17 Şubat Saat 15.01’de Kova burcunun 28 derecesinde bir Güneş tutulması gerçekleşecek. 121. Saros serisinde olacak. Tutulma ülkemizden gözlemlenmeyecek, ancak etkisi hissedilecek. Bu Saros serisinde olan tutulmaların ana konusu BRADY’ye göre iletişim çok güçlü bir şekilde vurgulanır ve aynı zamanda haberler, evraklar veya genç bir kişi aracılığıyla kişinin hayatına sinir bozucu veya engelleyici olaylar gelebilir. Kişi kendini yorgun ve bitkin hissedebilir ve bu nedenle işleri sessizce ele almak ve zorlukları birer birer aşmak için iyi bir zaman olarak belirtilir. Kova burcunda olması ile birlikte haberleşme, bilim, uzay, sabırla ilerlemek, acele etmeden devam etmek, genç beyinlerin artık yüzyıla hizmet etmeyen düşünce sistemleri ile savaşacağını göstermektedir.

Peki bunu nasıl ifade edecekler?
Uranüs karesi ile isyankâr, devrim niteliğinde girişimlerle olması olası.
Bundan önceki sabit burçlarda olan tutulmalara baktığımızda dünyayı sarsıcı durumları, kökten değişimleri anlatmaktadır. Sarsıcı durumlar hem doğa ile hem de her türlü etkileşimle olması muhtemel. Sepharial’a göre üçüncü dekanda oluşan tutulmalar bizlere; tarım hayvanlarının, koyunların katliamını, telef olmalarını ve ölümleri belirtebilir. Yani hayvanlara ve toprağa dikkat çünkü salgın olma olasılığı yüksek.
Ankara koordinatları ile açtığımız haritanın yükselen girişi Yengeç burcu ile başlamaktadır. Bu, halkın gündeminin yiyecek, içecek, barınma ve milli görüşler olduğunu göstermektedir. Hafızana geri dön, aile kurumunu yeniden onar demektedir. Jüpiter retro Yengeç burcunda Asc ile kavuşum yapmakta, umutları ve kültürel mirasa olan tutkunluğu göstermektedir. Yeniden ayağa kalkmaya ve umuda ihtiyacı olan halk, elinde kalan tek şeyin bağlarına tutunmak olduğunu hatırlayacak.
Dilerim bu bağ yine kötü bir deneyimle hatırlanmaz. Merkür’le yaptığı Jüpiter’in olumlu görünümü ise bizlere kültürel ve etnik olan birleştirici gücümüzü tekrar söylemlerle göstereceğimizi belirtebilir. Dış ticaret hacmi ile ilgili birçok anlaşmanın yapılacağını göstermektedir. Kökenden kardeş olarak görülen etnik yapılı topluluklarla birlik anlaşmalarını belirtebilir.
Tutulma Saros serisi sabırla ilerlerken, hedeflerimiz doğrultusunda Satürn, Neptün ve MC kavuşumu içerisinde aceleci kararlar verdirebilir. Dikkat etmekte fayda var. Harekete geç, savaşçı yönünü çıkar ama ideallerin dürüst ise, topluma faydalı ise diyor gökyüzü.
Venüs’ün Balık burcu yerleşkesi, Kad ile kavuşumunun Dünya astrolojisinde bize anlatmak istediği ise;
Hukuk ve Kaos Kıskacı: Adalet sisteminde hilekarlık, yolsuzluk ve siyasi komploların açığa çıkması; özellikle kadın hakları, kürtaj ve velayet gibi konularda sert yasal düzenlemelerin veya isyanların baş göstermesi.
Sosyal ve Sağlık Krizi: Eğlence ve moda dünyasında (Venüs) uyuşturucu kullanımı veya cinsel yolla bulaşan hastalıkların (AIDS/Veba/Salgın) bir "ibret vesikası" olarak gündeme gelmesi; toplumsal bir "arınma" ihtiyacı.
Estetik ve Sanatta Yozlaşma: Film endüstrisinde ve sanatta, en kötü türden felaketlerin veya yeraltı dünyasının (çeteler/ajanlar) konu edilmesi; paranın değer kaybetmesiyle lüks tüketimin yerini hayatta kalma mücadelesinin alması.
Sınırlar ve Göç: Yabancı düşmanlığı veya kontrolsüz göç hareketlerinin (Balık/Gettolar) yarattığı gerilimin, navigasyon ve iletişim ağlarındaki siber müdahalelerle birleşerek ulusal güvenliği tehdit etmesi söz konusu olabilir.
Yani, "Toplumsal ahlakın ve hukuk sisteminin, gizli düşmanlıklar, salgın hastalıklar ve etnik huzursuzluklarla test edildiği; sanat ve eğlence dünyasının skandallarla sarsılırken, bireysel hakların ve refahın 'kaderci bir kaos' içinde yeniden yapılandığı bir süreç." Bizleri bekleyebilir.
Kartografi haritasına baktığımızda;

Satürn, Neptün, MC hattının Kastamonu’dan başlayıp Mersin’e kadar hattı içermesi ve yeni sanayi noktalarının buralar olması, olası İstanbul depreminde zarara uğrayacak sektörel faaliyetlerin bu çizgi boyunca yerleşmesi sanırım tesadüfi bir durum olmasa gerek. Hızla göç başlar… Yorum sizin…Tabi orada yer alan nükleer santral ile ilgili gündemleri duyabiliriz.
121 Saros serisinin yıllara göre etkisini incelediğimizde;
| Yıl / Tarih | Önemli Olaylar | Olası Tutulma Etkileri |
|---|---|---|
| 1967 | Altı Gün Savaşı, Che Guevara’nın ölümü, Detroit ayaklanması, Venera 4 Venüs’e ulaştı, ilk bankamatik, Adapazarı depremi | Özgürlük ve devrim hareketleri, bilimsel keşifler, dijital ekonomi başlangıcı, doğal afetler, otoriter rejimler |
| 1972 | Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı, Bangladeş bağımsızlığı, Nixon’un Çin ziyareti, Watergate skandalı, Apollo 16 Ay’a iniş, İran depremi | Ulusal bağımsızlık, gizli yapıların açığa çıkması, küresel diplomasi, bilimsel sıçramalar, toplumsal travma |
| 1985 | Schengen Antlaşması, Heysel faciası, Titanic enkazının bulunması, Meksika depremi, Rainbow Warrior olayı | Uluslararası entegrasyon, spor güvenliği, çevre hareketleri, doğal afetler, tarihsel keşifler |
| 1990 (Kova tutulması – Saros 121) | Mandela özgürlüğüne kavuştu, Litvanya bağımsızlığı, Namibya bağımsızlığı, Hubble teleskobu fırlatıldı, Windows 3.0 çıktı, Boris Yeltsin yükseldi, İran depremi | Özgürlük ve bağımsızlık hareketleri, bilimsel ve teknolojik devrimler, doğal afetler, eşitlik mücadeleleri |
| 2003 | Türkiye Eurovision birinciliği, Nuri Bilge Ceylan Cannes ödülü, BİLSAT uydusu fırlatıldı, Estonya AB’ye kabul edildi | Kültürel yükseliş, bilimsel/teknolojik gelişmeler, uluslararası entegrasyon |
| 2008 (Kova tutulması – Saros 121) | Kosova bağımsızlığı, CERN ATLAS deneyi, Obama ABD başkanı oldu, Ergenekon davası, Antalya’ya kar yağdı | Ulusal bağımsızlık, bilimsel devrim, eşitlik ve özgürlük, gizli yapıların açığa çıkması, iklimsel değişimler |
| 2021 | Kanal İstanbul köprüsü temeli, İstanbul’da fırtına nedeniyle scooter yasağı | Mega projeler ve çevre tartışmaları, iklim krizine bağlı şehir yönetimi kararları |
| 2026 (yaklaşan – Saros 121) | Kova tutulması | Yeni bağımsızlık hareketleri, bilimsel keşiflerde sıçrama, eşitlik mücadeleleri, gizli yapıların açığa çıkması |
Genel Çizgi
- Özgürlük ve bağımsızlık hareketleri (Bangladeş, Litvanya, Kosova, Mandela, Namibya).
- Bilimsel ve teknolojik sıçramalar (Apollo 16, Venera 4, Hubble, CERN ATLAS, Windows 3.0, BİLSAT).
- Toplumsal eşitlik ve kimlik mücadeleleri (Mandela, Obama, Schengen, LGBT+ yasaları).
- Doğal afetler ve iklim krizleri (Meksika depremi, İran depremi, Antalya karı, İstanbul fırtınası).
- Gizli yapılanmaların açığa çıkması (Watergate, Ergenekon, Rainbow Warrior)
Saros 121 serisi ve diğer tutulmalar, özgürlük, eşitlik, bilimsel keşifler ve gizli yapıların açığa çıkmasıyla bağlantılıdır.
Ankara koordinatları ile açtığımız astrokartografi haritasında; Satürn-Neptün MC hattı Kıbrıs üzerinden geçmektedir. Merkür-ASC üçgen hattının İstanbul üzerinden geçmesi, özellikle Kanal İstanbul projesi ile ilgili gündemlerin ve anlaşmaların gün yüzüne çıkması, Ceres ve DSC kare hattının adalar üzerinden geçmesi kıta sahanlığı, kimlik ve ötekileşme ile ilgili sorunları gösterebilir.

Kıbrıs ve Adalar üzerinde geçen hatta bu Saros serisinde, Kıbrıs, Yunan Adaları ve Kanal İstanbul projesi ile ilgili geçmiş olayları toparladığımızda, gelecekte olası senaryolar şunlar olabilir:
| Yıl / Tarih | Geçmiş Olay | Gelecekte Olası Senaryolar |
|---|---|---|
| 1967 (31 Ekim) | Rauf Denktaş gizlice Kıbrıs’a girdi. | Türk toplumunun liderlik mücadelesi gelecekte Kıbrıs Türklerinin siyasi temsil gücünü artırabilir. |
| 1967 (15 Kasım) | Rum tedhişçiler üç Türk köyüne saldırdı, 28 Türk öldü, 200’den fazla kayıp oldu. | Etnik çatışmaların yeniden gündeme gelmesi, güvenlik ve barış süreçlerinin kritik hale gelmesi. |
| 1972 (21 Nisan) | Yunanistan’da darbe, Papadopoulos liderliğinde albaylar cuntası yönetime el koydu. | Otoriter rejimlerin yükselişi, gelecekte Yunanistan’da demokrasi-askeri vesayet tartışmalarının yeniden gündeme gelmesi. |
| 1985 (5 Eylül) | ABD Başkanı Ronald Reagan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımayacaklarını açıkladı. | Uluslararası tanınma sorunu devam edebilir; gelecekte Kıbrıs Türklerinin siyasi statüsü ve federatif çözüm tartışmaları kritik olabilir. |
| 1990 (1 Şubat) | Yugoslav ordusu Kosova’ya girdi. (Dolaylı olarak Balkanlar ve Yunan adaları çevresinde etnik çatışmaların yükselişi.) | Balkanlar’daki etnik krizler Kıbrıs ve Ege’de kimlik ve toprak temelli tartışmaları tetikleyebilir. |
| 2008 (18 Şubat) | Kosova bağımsızlığını ilan etti, ABD ve Afganistan tanıdı. | Ulusların kendi kaderini tayin hakkı; gelecekte Kıbrıs’ta benzer bağımsızlık veya federatif çözüm tartışmaları gündeme gelebilir. |
| 2021 (26 Haziran) | Kanal İstanbul köprüsünün temeli atıldı. (Dolaylı olarak deniz yetki alanları tartışmalarına bağlanabilir.) | Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs üçgeninde deniz yetki alanı, çevre ve şehircilik politikaları daha çok gündeme gelebilir. |
| 2026 (yaklaşan Kova tutulması – Saros 121) | 17 Şubat 2026 | Yeni bağımsızlık hareketleri, deniz yetki alanı krizleri, federatif çözüm arayışları ve uluslararası tanınma tartışmaları güçlenebilir. |
Genel etkiler…
- Kıbrıs Türklerinin siyasi statüsü: Uluslararası tanınma ve federatif çözüm tartışmaları yeniden yükselebilir.
- Yunanistan’da demokrasi ve askeri vesayet: Tarihsel darbeler gelecekte otoriterleşme tartışmalarını hatırlatabilir.
- Balkanlar ve Ege’de kimlik çatışmaları: Kosova örneği Kıbrıs için sembolik bir paralellik taşıyor.
- Deniz yetki alanları ve çevre politikaları: Kanal İstanbul ve Ege denizi tartışmaları gelecekte Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs ilişkilerini etkileyebilir.
Başka bir bakış açısıyla tutulma etkilerine ‘Sabian Sembolleri’ ile baktığımızda;
Kova tutulması, zodyağın son kriz derecelerinden biri olan 29 derecede, yani "analitik derece" dediğimiz bir bitiş ve başlangıç noktasında gerçekleşiyor. Sabian sembolleri üzerinden kurulan bu dörtlü yapı (Sabit Burçlar: Kova, Aslan, Akrep, Boğa), insanlığın mevsimsel döngüsünü tamamlayıp bir üst seviyeye sıçramasını anlatan kozmik bir inisiyasyon töreni gibidir.
Kozadan Çıkış…
Kova 29 (Kozadan Çıkan Kelebek): Bu tutulma, kışın son demlerinde doğanın uyanışa hazırlanması gibi, ruhun artık eski formuna sığmadığını fısıldar. Bilgi ve tecrübe birikmiş, koza dar gelmeye başlamıştır. "Ruhsal seviye değişimi" tam burada gerçekleşir; arayışçı artık yürümeyi bırakıp uçmaya, yani yeni bir bilinç seviyesine sıçramaya zorlanır. Kolektif bir uyanışın ve bireysel özgürleşmenin doruk noktasıdır.
Aslan 29 (Deniz Kızı): Yazın en yüksek enerjisini temsil eden bu nokta, ruhun yaratıcı dürtüsünü ve hayalleri maddeye dökme arzusunu simgeler. Deniz kızı, bilinçaltının derinliklerinden gelen ilhamın, dünyevi gerçeklikle buluşma çabasıdır. Kova’daki zihinsel uyanışın, kalpteki bu yaratıcı ateşle ("heyecanla karşılık vermek") birleşmesi gerekir ki ruhsal idrakler sadece birer fikir olarak kalmasın, gerçeğe dönüşmesini sağlayacaktır.
Akrep 29 (Şefe Yalvaran Kadın): Sonbaharın içe dönük, dönüştürücü gücünü temsil eder. Burada ego (asi oğul) ile ruh (şefkatli anne) arasındaki çatışma yaşanır. Kova’daki o büyük sıçramayı gerçekleştirebilmek için, Akrep'in temsil ettiği dizginsiz tutkuların ve egonun "dua ve sevgiyle" dizginlenmesi gerekir. İçsel bir barış ve arınma sürecidir; ruhun en karanlık dehlizlerinde verilen bir sınavdır.
Boğa 29 (İki Ayakkabı Tamircisi): İlkbaharın sağlamlaştırıcı, inşa edici enerjisidir. Ruhsal uyanışın (Kova) ve duygusal derinliğin (Akrep), pratik dünyada bir karşılığı olmalıdır. Bu sembol, başkasının yoluna (ayakkabısına) saygı duymayı ve bilgeliği günlük iş birliği içinde olgunlaştırmayı anlatır. Kendi katı doğrularımızdan esneyerek, başkalarının varoluş biçimlerine yer açmak, bizi o beklenen "başkalaşım" noktasına taşır.
Kolektif olarak bize bu dörtlü sembolün anlattıkları;
Toplumsal kozadan çıkış görülecek. İnsanlık, artık kendisine dar gelen eski sistemleri ve ideolojileri (koza) terk ederek; daha özgür, teknolojik ve hümanist bir bilince (kelebek) geçiş yapacaktır. Bu, küresel çapta bir "format atma" sürecidir.
Ego odaklılıktan biz ve toplumun yararına sürecin artacak. "Ben" diyen bencil hırsların (asi oğul) yerini, toplumun hayrına işleyen bir vicdana (şefkatli anne) bırakacağını gösterir. Liderlik anlayışı, güç gösterisinden ziyade "hizmet ve koruma" odaklı evrilecektir.
Yaratıcı ve dijital devrim hız kazanacak. "Deniz kızı" sembolü, kolektif bilinçaltında biriken dahi fikirlerin hızla somutlaşacağını fısıldar. Sanat, bilim ve teknolojide (Kova) hayal edilemeyen keşiflerin gerçekliğe döküldüğü bir dönem başlayacaktır.
Farklılıklara küresel kültürel saygı ihtiyacı doğacak. Boğa’daki "ayakkabı tamircileri" sembolü, farklı kültürlerin, dinlerin ve yaşam biçimlerinin birbirine olan bakışını yumuşatacaktır. İnsanlık, barışın ancak "başkasının yoluna (ayakkabısına) saygı duyarak" mümkün olduğunu acı tecrübelerle de olsa kavrayacaktır.
Ruhsal inisiyasyon ve rehberlerle yol alınacak. İnsanlık genelinde, sadece maddi bilginin yetmediği bir "manevi açlık" dönemi başlayacaktır. Kitleler, evrensel yasaları ve yaşamın döngülerini anlamak için daha derin, kadim ve ruhsal rehberlik kanallarına yönelecektir. 29 derece "kriz" derecesidir. Bu değişimler yumuşak geçişlerle değil, ani ve sarsıcı olaylarla (tutulma etkisi) tetiklenebilir. Ancak bu sarsıntı, insanlığı daha üst bir titreşime taşımak için gereken "simyasal ateşi" sağlayacaktır.
Bütüncül bakış açısıyla, İnsanlık, bencil dürtülerini ruhun sevgisiyle terbiye ettiği, farklılıkları bir zenginlik olarak kabul ettiği ve eski dünyanın sınırlarından uçarak kurtulduğu kolektif bir başkalaşım sürecine girmektedir.
Sevgiyle kalın…






















