Mustafa Sarıgül’ün cinsel saldırısına ve istismarına maruz kaldığı iddia edilen koruması Beşir Ömer Demir’in avukatı Mirkan Günay Topcu, kamuoyunu sarsacak sert bir açıklama yaptı. Sarıgül’ün "Evladımızdır" nitelemesini kesinlikle reddeden Topcu, müvekkilinin yıllarca güç ve bağımlılık sarmalında baskı altında tutulduğunu vurguladı.
Siyaset gündemini meşgul eden iddialara ilişkin olarak, Mustafa Sarıgül’ün eski koruması Beşir Ömer Demir’in avukatı Mirkan Günay Topcu yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, müvekkilinin yaşadıklarının bir baba-evlat ilişkisi olarak yansıtılmasının gerçeği örtbas etme çabası olduğu belirtilerek, sürecin yargıya taşındığı ve hukuki mücadelenin sonuna kadar takipçisi olunacağı ifade edildi.
"Güç ve Bağımlılık İlişkisi Altında Susturuldu"
Avukat Topcu, Sarıgül’ün "Evladımızdır" şeklindeki açıklamalarına tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
"Müvekkilimiz, uzun yıllar yakın korumalığını yaptığı Mustafa Sarıgül tarafından cinsel saldırı ve istismara maruz bırakıldığını yetkili yargı makamlarına beyan etmiştir. Müvekkilimiz bu dosyanın mağdurudur. Kendisinden kat kat güçlü bir siyasi figürün nüfuzu ve baskısı altında, yıllarca korku içinde susmak zorunda bırakılmıştır. Sayın Mustafa Sarıgül'ün müvekkilimiz için kullandığı 'evladımızdır' nitelendirmesini kesinlikle kabul etmiyoruz. Müvekkilimizin yaşadığı bir baba-evlat ilişkisi değil, mağduriyetin kaynağını oluşturan bir güç ve bağımlılık ilişkisidir."
Demir’in beyanlarını cezaevine girme korkusuyla verdiği yönündeki iddiaların da tamamen gerçeğe aykırı olduğunu belirten Topcu, müvekkilinin hiçbir suça karışmadığını ve tüm açıklamalarını özgür iradesiyle yaptığını vurguladı.
"Mağdur Erkek Olunca Magazin Malzemesi Yapılamaz"
Soruşturma dosyasındaki gizlilik kararına rağmen ifadelerin sızdırıldığını ve müvekkilinin fotoğraflarının kullanılarak açık bir toplumsal linçe maruz bırakıldığını belirten avukat Topcu, basına ve sosyal medya kullanıcılarına çağrıda bulundu:
"Müvekkilimiz önce maruz kaldığı istismarla, ardından 2024 yılında rızası dışında kayda alınıp yayılan görüntülerle, bugün ise ağır bir teşhirle bir kez daha mağdur edilmektedir."
"Cinsel saldırının mağduru kadın da olabilir, erkek de; mağdurun erkek olması, yaşadıklarını alay, teşhir ve magazin konusu yapmanın gerekçesi olamaz."
Hukuki Yollara Başvurulacak…
Topcu, müvekkilinin kimliğini ve yüzünü açıkça gösteren görsellerin derhal kaldırılması gerektiğini belirterek, aksi takdirde Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri (özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması ve soruşturmanın gizliliği) kapsamında suç duyurusunda bulunulacağını, erişim engeli ve tazminat davaları açılacağını kaydetti.
Açıklama, "Müvekkilimiz yargıya güvenmekte ve sürecin sonuna kadar takipçisi olacaktır" sözleriyle son buldu.




















