Mustafa Zafer

Sevgisiz Büyüyen Çocuklar Suçla Büyüyor..!

Sevgisiz Büyüyen Çocuklar Suçla Büyüyor..!
A- A+

Mustafa Zafer'in yazısı…

Bir çocuğun odasındaki sessizlik, sevgisizlikle beslendiğinde, tüm toplumun huzurunu dinamitleyen bir bombaya dönüşüyor. Rakamlar ise yalan söylemez, ancak bazen çığlık atarlar: 2025 yılında yarım milyondan fazla suç kaydıyla adliyelere düşen çocuklar, sevgi yerine ihmalle büyütülen bir neslin acı faturasıdır.

Sevgisiz ve ilgisiz büyüyen çocuklar, karanlık odalarında yalnız başlarına kurdukları hayallerle adeta tüm dünyaya kafa tutuyorlar. Aileleri tarafından kendi dünyalarına hapsedilen bu çocuklar, içlerinde biriken öfkeyi çevrelerine "ölüm" olarak saçıyor; hiç kimseyi umursamadan yaşamdan kopuyorlar.

Aile birliği içindeki sevgi yoksunluğu, artan boşanma oranları, çevresel faktörler, denetimsiz internet kullanımı, rol model eksikliği ve olumsuz akran grupları; çocukların suç işleme oranlarını artıran en temel nedenler arasında yer alıyor.

2025 yılı verilerine göre 202 binden fazla çift boşandı ve 190 bin çocuğun velayeti ebeveynlerden birine verildi. Artan boşanma oranlarının yanı sıra, aile birliği içinde şiddete maruz kalarak büyüyen çocuklar; okullarda, sokaklarda veya sosyal medya platformlarında akranlarına acımasızca zorbalık yapıyor.

Sorumsuzca çocuk yetiştiren ebeveynlerin çocuklarına yükledikleri yanlış misyonlar; onları balık tutmaya, top oynamaya veya tiyatroya götürmek yerine atış poligonlarına yönlendirmesi, içinden çıkılamaz bir şiddet sarmalına neden oluyor. İnsan olan herkesin boğazını düğümleyen bu acı tablo, toplumsal bir çöküşün habercisi niteliğinde.

İstatistikler, suça sürüklenen çocukların toplumsal barışı ne denli sarsabileceğini açıkça gösteriyor: 2025 yılında savcılıklarda 330.496 çocuk hakkında, toplam 683.823 suç kaydıyla işlem yapıldı. Tamamlanan soruşturmalar sonucunda 86.424 kamu davası açılırken; geçmiş yıllardan devreden dosyalarla birlikte ceza mahkemelerinde 254.489 çocuğun yargılanmasına devam ediliyor. Adalet istatistiklerini değerlendirdiğimizde, çocukların işlediği bu "boyundan büyük" suçların acısını toplum olarak hep birlikte çekiyoruz.

Mevcut yasal düzenlemelerimizde "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi esastır; yani hiç kimse bir başkasının fiilinden sorumlu tutulamaz. Ancak çocuk suçluluğuyla daha etkin mücadele edebilmek adına bir tartışma açılmalıdır: Türk Medeni Kanunu’ndaki "ebeveynin özen yükümlülüğü" ve haksız fiil sorumluluğu gibi, Türk Ceza Kanunu’nda da yeni bir düzenleme yapılabilir mi? Tıpkı ABD’deki bazı uygulamalarda olduğu gibi, gerekli dikkat ve özeni göstermeyen ailenin de ceza sorumluluğuna dâhil edilmesi, bu toplumsal trajedinin önlenmesinde güçlü bir caydırıcı olabilir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız

Mustafa Zafer yazıları

Manşet haberler
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •