Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, "Borsa İstanbul'da yaşanan büyük çöküş, bir 'iş kazası' veya 'piyasa dalgalanması' değil; göz göre göre gelen, doyumsuzluğun, denetimsizliğin ve liyakatsizliğin eseri olan çok ağır bir dolandırıcılık vakasıdır” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Borsa İstanbul’da yaşanan büyük çöküşün sıradan bir piyasa dalgalanması olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
‘BU BİR PİYASA DALGALANMASI DEĞİL, AĞIR BİR DOLANDIRICILIK VAKASIDIR’
Erbakan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Dün Borsa İstanbul’da yaşanan büyük çöküş, bir ‘iş kazası’ veya ‘piyasa dalgalanması’ değildir. Bu çöküş; göz göre göre gelen doyumsuzluğun, denetimsizliğin ve liyakatsizliğin eseri olan çok ağır bir dolandırıcılık vakasıdır.
Yıllardır kuruş kuruş biriktirdiklerini devletin kurduğu sisteme emanet eden milyonlarca küçük tasarruf sahibi, Borsa’daki büyük çöküşün ardından bugün gözyaşlarını biriktiriyor. Yazık, günah değil mi?”
‘ULUSLARARASI KURULUŞLARIN UYARILARI NEDEN DİKKATE ALINMADI’
Yaşananların bütün yönleriyle araştırılması ve kamuoyunun sorularına açık cevaplar verilmesi gerektiğini belirten Erbakan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Şimdi bu kirli oyunu tezgâhlayan failleri bulmak için soruyoruz:
S&P ve MSCI gibi uluslararası kuruluşların aylar öncesinden Türkiye’ye yaptığı açık uyarılar neden kulak ardı edildi?
Hiçbir ekonomik dayanağı, üretimi ve karşılığı olmayan şirketlerin halka arz değerlerinin 80-100 katına çıkmasına kimler, hangi menfaatler karşılığında göz yumdu?”
‘İÇİ BOŞ ŞİRKETLERE KİM ONAY VERDİ’
Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşları ile ekonomik temeli bulunmadığını savunduğu şirketlerin piyasa değerleri arasındaki ilişkiye dikkati çeken Erbakan, şu soruları yöneltti:
“Türkiye’nin 50 yıllık, dişiyle tırnağıyla büyümüş köklü sanayi şirketlerinin ulaştığı değere birkaç ayda ulaşan içi boş şirketlere kim onay verdi, kim teşvik etti, kimler göz yumdu?
Fon şirketlerinin, sahip oldukları tasarruf finansmanı şirketlerinden borçlanabilmelerinin önünü kim açtı?
Yıllar öncesinde mevzuata konulan ‘inançlı mülkiyet esası’ kavramını hangi fonların çiğnemesine müsaade edildi?”
‘ÖNCEDEN HABER ALARAK SERMAYESİNİ KURTARANLAR VAR MIDIR’
Çöküş öncesindeki sermaye hareketlerinin de araştırılması gerektiğini vurgulayan Erbakan, siyasetçiler ve bürokratlar yönünden kapsamlı bir inceleme yapılmasını istedi:
“Küçük yatırımcı bu enkazın altında can çekişirken, yaklaşan kaosu önceden haber alıp sermayesini kurtaran siyasetçi ve bürokratlar var mıdır? Mutlaka vardır; bunlar kimlerdir?”
‘ALGI OPERASYONLARIYLA GEMİYİ TERK EDENLER ARASINDAKİ BAĞ ARAŞTIRILMALIDIR’
Sosyal medyada küçük yatırımcıları suçlayan paylaşımlara da tepki gösteren Erbakan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sosyal medyada dolaşıma sokulan ve Borsa çöküşünün bütün faturasını küçük yatırımcının kâr iştahına kesmeye çalışan ahlaksız algı operasyonları ile kaostan önce gemiyi terk eden fareler arasındaki bağlar ortaya çıkarılacak mıdır?”
‘TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARI İMTİYAZLI ZÜMRELERİN SÖMÜRÜ ALANINA ÇEVRİLMİŞTİR’
Borsa İstanbul’da yaşanan çöküşün denetimsizliğin ve uyarıların dikkate alınmamasının sonucu olduğunu savunan Erbakan, şöyle devam etti:
“Borsadaki tarihî çöküş; küresel finans otoritelerinin bağıra bağıra yaptığı uyarıları duymayan, kendi bildiğini okuyan kontrolsüz, denetimsiz, doyumsuz ve işbirlikçi bir oyunun eseridir.
Türkiye’nin kaynakları, imtiyazlı zümrelerin oyun ve sömürü alanına çevrilmiştir. Bu büyük suistimalin hesabı yargı önünde mutlaka sorulmalıdır.”
‘HESABINI SİZ SORMAZSANIZ BİZ SORACAĞIZ’
Sorumluların hukuk önüne çıkarılması gerektiğini ifade eden Erbakan, açıklamasında şu çağrıyı yaptı:
“Bu organize dolandırıcılığın hesabını hukuk sormayacaksa kim soracaktır?
Açıkça söylüyorum; siz sormazsanız biz soracağız.
Yeniden Refah Partisi olarak bu ağır suistimalin üzerinin kapatılmasına ve sorumluların adaletten kaçmasına müsaade etmeyeceğiz, rıza göstermeyeceğiz, izin vermeyeceğiz.
16 Eylül 2026 tarihini not alıyoruz.
İktidarımızda, bu günü yaşatan suistimalcilerden ve işbirlikçilerinden hukuk önünde hesap soracağız.”



















