Ümraniye'de silahlı saldırıda öldürülen futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan'ın da bulunduğu 7 şüpheli tutuklandı. Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Kadayıfçıoğlu ifadesinde "Silah boğuşma sırasında patladı, ben kesinlikle ateş etmedim" dedi.
Gazeteci Burak Doğan'ın haberi şöyle; Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı’dan (21) yardım istedi. Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte, Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan futbolcu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç, yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’yı vurarak öldüren Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun emniyet ifadesi:
"İstanbul'da doğdum, ilköğretimimi İstanbul'da aldım. Lise eğitimi için İsviçre'ye gittim, lise eğitimimden sonra üniversite eğitimi için İngiltere'nin Londra şehrine gittim. Bu şekilde eğitimim devam ederken yatay geçiş yoluyla Makedonya'ya geçtim ve bu ülkede hukuk fakültesinden mezun oldum, sonrasında Türkiye'ye geldim. Türkiye'ye geldikten sonra vermiş olduğum adreste bulunan babama ait Bilka Denizcilik isimli şirkette yöneticilik yapmaya başladım. Babam Türkiye'nin sayılı iş insanlarındandır. Kendi ticaretimizde uğraşan bir aileyiz. Herhangi bir suçtan kaydım ve sabıkam yoktur. Adıma kayıtlı Glock marka silahım vardır.
Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahsı tanımıyorum. İsmini ilk kez bu olaydan sonra duydum. Bu şahsı tanımadığım için bu şahıs hakkında herhangi bir bilgiye sahip değilim. Aramızda herhangi bir husumet ve alacak verecek meselesi yoktur. Kendisinin ne iş yaptığını, nerede ikamet ettiğini de bilmiyorum. Telefon numarasını da bilmiyorum. Vahap Canbay, Yalçınay Yıldız, Ahmet Özkoç’u da tanımıyorum.
Hüseyin Can Avcı babamın makam şoförlüğünü yapmaktadır. Mustafa Rece bizim şirkette çalışır, emekli polis memurudur. Güvenlik amacıyla yardımcım olarak çalışır. Engin Taşkıran 2005-2006 yıllarında babamın yanında çalışmıştı. Kendisini bundan dolayı tanırım. Emekli polis memurudur.
Zuhal Kalaycıoğlu isimli şahsı tanırım. Kendisini babamın bir arkadaşı vasıtasıyla tanıdım. Ümaniye'de ikamet eder. Bildiğim kadarıyla %100 engelli bir kızı vardır, Kendisiyle telefonla görüşmemiz olmuştur. Ayrıca kız arkadaşım Aleyna Tutuş'un da (Kalaycıoğlu) annesi olur. Aleyna ile tanıştıktan sonra bir kez evlerine gitmişliğim oldu.
İzzet Yızdızhan babamın arkadaşı olur, babamın çocuklarının kirvesidir. Bu sebepten dolayı samimi ilişkileri vardır. Babam kendisine abi diye hitap eder. Türkiye çapında tanınmış bir sanatçıdır. Aramızda saygıya dayalı bir ilişki vardır. Kendisi benim özel hayatımla ilgili herhangi bir bilgiye sahip değildir. Yaşça da benden çok büyük olduğu için aramızda ilişki tamamen saygıya dayalı bir ilişkidir. Bugüne kadar telefonla görüşmedim. Babamla oturdukları zaman gördüğümde kendisiyle sohbetim olmuştur. Kendisine İzzet amca diye hitap ederimMetin Kadayıfçıoğlu babamın amcasının oğludur. Emeklidir, Ataşehir'de ailesiyle birlikte ikamet eder. Bilal Kadayıfçıoğlu benim öz babam olur. Armatörlük yapar. Babama devlet tarafindan verilen koruma polisi ve tahsisli aracı vardır. Annemle birlikte 2 alt sokağımda ikamet eder. Hemen hemen her gün beraberiz.
Aleyna Tutuş (Kalaycıoğlu) ile tanışıklığımız 2-3 ay öncesine dayanır. Kendisini annesinin vasıtasıyla tanıdım, ancak herhangi bir samimiyetimiz oluşmadı. Bundan yaklaşık 20-25 gün önce kadar kendisiyle annesi vasıtasıyla oturduk, samimi bir ortam oldu. Kendisi ile görüşmeye başladım. Kendisi pop müziği ile uğraşır, sanatçıdır. Arkadaşlığımız bu şekilde başladı. Sonra aramızda duygusal bir yakınlık oluştu. Ara ara görüşmeye başladık. Samimiyiz, kendisinin annesi ile ikamet ettiğini biliyorum.
18/03/2026 günü Aleyna akşam saatlerinde bana geldi, o gece benim misafirim oldu. 19/03/2026 günü sabah saatlerinde uyandım. Aleyna işe gidecekti, kendi aracının Avrupa yakasında olduğunu söyledi. Bunun üzerine kendime ait siyah renkli, BMV marka aracımı kendisine verdim. Aleyna evden ayrılarak işine gitti. Ben de kendime ait siyah renkli Mercedes marka, aracımla öğlen vakti evden çıkarak iş yerine gittim. Gün içinde rutin işlerimi hallettim. Akşam Aleyna ile buluşacaktık. Bundan dolayı Aleyna'yı aradım. Kendisi bana annesinin yanında olduğunu söyledi. Bunun üzerine Aleyna'yı almak için annesinin evine giderek Aleyna'yı aldım. Aleyna'yı alınca bana ait BMV marka aracın stüdyo önünde olduğunu, ayrıca köpeğinin ve eşyalarının da stüdyoda olduğunu, onları alacağını söylemesi üzerine kullandığım araç binek araç olduğundan eşyaların ve köpeğin araca sığmayacağını düşündüm. Babam da annemle birlikte o gün İngiltere'de okuyan kardeşimin yanına gittiği için aracın boş olduğunu düşünerek babamın şoförü olan Hüseyin'i aradım. Hem benim aracımı almak hem de eşyaları ve köpeği almak için yanına Mustafa'yı alarak Aleyna'nın evinin önüne gelmesini söyledim ve gelince orada buluştuk. Normalde aracı almaya Hüseyin ve Mustafa gidecekti, bundan dolayı Aleyna'da bana stüdyonun konumunu attı. Ben de konumu Hüseyin'e attım. Ancak Aleyna köpeği görmek ve eşyalarını almak istediği için ‘biz de gidelim’ dedi. Bunun üzerine 2 araç olarak stüdyoya doğru gittik.
Ben ve Aleyna benim kullandığım Mercedes marka araçta, Hüseyin ve Mustafa ise arkamızda bulunan Vito marka araçtaydılar. Birlikte stüdyonun bulunduğu sokağa doğru gidene kadar Aleyna ile normal sohbet ediyorduk. Stüdyonun olduğu sokağa girince aracımın farları sokakta park halinde olan BMV marka bir aracın içini aydınlatınca araç içinde 3-4 kişinin olduğunu gördüm. Bu esnada Aleyna 'aaa bunlar burada daha gitmemişler' dedi. Ben de kendisine 'hayırdır bunlar kim' diye sordum. Kendisi de bana ‘hani öğlen sana köpeğimi almak isteyenler var diye söylemiştim, sen de bana polisi ara polis gelsin demiştin ya işte bunlar o şahıslar’ diye söyledi. Bunun üzerine bu şahıslar kim diye sordum. Kendisi de 'sana bahsettiğim ayrılmış olduğum eski sevgilim' dedi. Bu esnada ben araç içerisindeki bu şahıslara baktığımda aracın sağ ön yolcu oturan şahısla ben ve Aleyna göz göze geldik. Bu sırada şahsın torpidodan bir şeyler alıp, arkada oturan kişilere dönüp bir şeyler konuşup tekrar döndüğünü görünce Aleyna ve ben tedirgin olduk. Ayrıca Aleyna bana 'bunlar Bağcılar çocuğu dikkatli ol' dedi.
Bunun üzerine bu şahısların araçtan inip bizim yanımıza gelmesinden ya da araçtan silahla bize doğru ateş etmesinden tedirgin olduğum ve korktuğum için şahısları engellemek ve olumsuz bir olay yaşanmasının önüne geçmek için hemen araçtan inerek bu şahısların bize zarar vermesini engellemek ve konuşmak amacıyla bu şahıslarla konuşmak için bu şahısların yanına doğru gittim ve bulundukları aracın camını parmağımda bulunan yüzükle tıklattım. Bu esnada şahıs kapıyı üzerime doğru sert şekilde açıp beni itti ve kapıyı bana vurdu. Ben de bu şahsın benim üzerime gelmemesi ve araçtan inmemesi için kapıyı iterek kapattım, bu esnada belimde bulunan üzerime ruhsatlı Glock marka silahım sol elimdeydi. Bu şahıs kapıdan inemeyince aracın camını açtı. O esnada bu şahsın oturmuş olduğu koltukta bacaklarının arasında metal renkli parlayan bir şey görünce silah ya da bıçak olduğu düşüncesine kapıldım. Bu arada şahıslara 'beyler aracınızı buradan alın, aracımızı alıp gideceğiz' dedim. Bu esnada önde oturan şahıs eliyle bana müdahale ederek vurmaya çalışınca silah bulunmayan elimle şahsı engellemeye çalıştım, ancak şahıs 2 eliyle bana müdahale edince elimde silah bulunan sol elimi de istemsizce kendimi savunmak maksadıyla şahsa doğru götürdüm. Şahıs ise halen bana hamle yapıyordu ve elimde bulunan silahı tutuyordu. Bu boğuşma esnasında silah bir anda patladı, ben kesinlikle silahla ateş etmedim. Silah patlayınca şoka girdim. Benim silahım mı patladı, başka bir silah mı patladı onu dahi fark etmedim. Olayın şokuyla bir an önce oradan ayrılmak istedim. İçinde bulunduğum şok halinden dolayı kendi aracımı kullanamayacağımı düşündüğüm için geldiğim araca değil de Vito marka araca geçtim, Aleyna da yanımda idi. O da panik halindeydi. Hatırladığım kadarıyla benim kullandığım Mercedes marka aracımı da Hüseyin kullandı. Oradan ayrıldık, almaya gittiğimiz BMV marka aracım da orada kaldı.

Ben yaşanan bu olaydan dolayı son derece tedirgin oldum, olayı anlamaya çalıştım. Babama ulaşmak istedim, ancak babam İngiltere'ye gittiği için uçakta olduğundan kendisine ulaşamadım. Olayın kaza ile olduğunu düşündüğüm için polise gittiğimde kendimi ifade edememekten korktuğum için polise bildirimde bulunmadım. Bunun üzerine kendime yakın hissettiğim için babamın amcaoğlu olan Metin Kadayıfçıoğlu'nun yanına gittim. Kendisine detaylarını söylemeden bir olaya karıştığımı söyledim. Metin Kadayıfçıoğlu da bana 'nasıl bir olay' diye sordu. Ben olayın ne olduğunu dahi anlamadığım için olayı kendisine anlatamadım. Metin Kadayıfçıoğlu beni bir ticari taksiye bindirerek Avrupa Yakası’na geçirdi. Daha önceden şirket olarak kiraladığımız ancak halen teslim almadığımız, sadece anahtarı bizde olan, içindeki eşyaları sahibi tarafından teslim alınmayan Zorlu Center'da bulunan açık adresini tam bilmediğim, ancak istendiğinde gösterebileceğim adrese daha önce babamın yanında çalışan Engin Taşkıran ile geçtim. Daha sonra polisler gelip beni yakaladılar. Yaşanan olayda ölen ismini bu olaydan dolayı öğrendiğim Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahsa üzülüyorum. Ben böyle bir olay yaşanmasını istemezdim. Zaten böyle bir olayın içinde bulunacak yapıda ve karakterde bir insan da değilim. Eğitimli ve kültürlü bir insanım. Olayın olduğu yere kendi şahsi aracımı almak ve kız arkadaşımın eşyaları ile köpeğini almak amacıyla gittim. Sokakta bu şahısları görünce tedirgin oldum. Normalde aracım olmasa oradan direkt giderdim, ancak aracımı almak istedim. Bu esnada BMV marka aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturan şahsın torpidoya eğilip bir şey alması, ardından arkasına dönüp oradakilerle bir şeyler konuşması ben de bu şahsın silah alıp ateş edeceği endişesi oluşturdu. Zaten daha önceden de ailemizde acı bir kaybımız olduğundan güvenlik endişesi duyduğum için bir tatsızlık olmaması adına araçtan inerek bu şahıslara düzgün bir üslupla konuşmak ve bize karşı oluşacak tehlikeyi önlemek amacıyla yanlarına gittim. Ancak gittiğim an itibari ile araçta bulunan şahıs aracın kapısını ittirerek bana vurdu, eliyle beni iterek vurdu. Ben de kendimi savunma maksatlı refleksle bu şahsın bana vurmasını engellemek amacıyla 2 elimle kendimi savunurken silah ateş aldı. Ben kesinlikle silahla ateş etmedim. Yaşanan olay tamamen spontane gelişti. Yaşadığım korku ve panikle oradan hemen uzaklaştım. Polisten kaçma gibi bir durumum söz konusu değildir. Babama ulaşamadığım için ne yapacağımı bilemedim. Babam İngiltere'den gelince babamın telkiniyle teslim olacağım esnada polisler bulunduğum eve geldi. Yaşanan olayı yaşadığım detayları ile samimi olarak anlattım. Ben işinde gücünde bir insanım. Böyle bir olay yapacak olsam kendi aracımla olay yerine gitmezdim. Ayrıca şirketimizle alakalı para transferi yaptığımız için silahım dolu olur. Her şey ortadadır. Adaletin doğruyu ortaya çıkacağından eminim. Olayda ölen çocuğu da tanımam. Herhangi bir husumetim de yoktur."



















