Tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı bugün İstanbul'dan son yolculuğuna uğurlandı. Ortaylı, sağlığında “İstanbul’un yaşayan hafızası” dediği Prof. Dr. Semavi Eyice’nin yanı başında, Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinin bulunduğu alanda defnedildi. Galatasaray Üniversitesi'nde anma töreninde konuşan kızı Tuna Ortaylı, "Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tashihini yapıyordu. Dün odasına girdiğimde yarım kalan tashihi görmek içimi acıttı" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.
İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı bugün son yolculuğuna uğurlandı. Usta tarihçi için Galatasaray Üniversitesi'nde düzenlenen anma töreninde duygusal anlar yaşandı.
SEVENLERİ YALNIZ BIRAKMADI...
Galatasaray Üniversitesi'nde gerçekleştirilen törende Ortaylı'nın ailesi ve sevenleri hazır bulundu. Törende konuşan Ortaylı'nın kızı, babasının son günlerine ilişkin anlattıklarıyla herkesi duygulandırdı.
"DÜN ODASINA GİRDİĞİMDE..."
Konuşması sırasında gözyaşlarına hakim olamayan Ortaylı'nın kızı, babasının hastane sürecinde bile çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. "Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tashihini yapıyordu. Dün odasına girdiğimde yarım kalan tashihi görmek içimi acıttı" ifadelerini kullandı.
Tuna Ortaylı şunları kaydetti:
"Değerli öğrenciler ve sevgili konuklar. Bugün burada babam İlber Ortaylı'nın yaptığı bütün işler arasında en kıymet verdiği akademisyenlik mesleği için birkaç cümle söylemek istiyorum.
Akademik kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışı birçok üniversitede hocalık yaptı. Konferans ve sempozyumlarda konuşmaları oldu. Sadece ülke için değil, uluslararası akademik camiada da çok sevilen ve sayılan bir meslektaşınız oldu.
Bütün bu kurumların arasında Galatasaray Üniversitesi'nin hem akademik hayatında hem de kişisel dünyasında çok özel bir yeri olduğunu özellikle söylemek isterim. Galatasaray Üniversitesi'ndeki öğrencilerinden her zaman büyük bir sevgi ve saygıyla söz ederdi. Okulun az öğrencili eğitim politikasını her yerde ve herkese överdi. Bu okulun Türkiye için ne kadar önemli ve değerli bir kurum olduğunu; Hukuk Fakültesi'nden mezun olan öğrencilerinin hariciye sınavlarında nasıl başarılı olduğunu büyük bir mutlulukla anlatırdı.
Galatasaray Üniversitesi'ndeki meslektaşlarının arasında kariyerinin en mutlu yıllarını yaşadı desem, inanın hiç abartmış olmam. Çalışmaya başladığı ilk yıldan itibaren burada tanıdığı farklı kuşaklardan meslektaşları ile yaptığı derin entelektüel konuşmalardan çok besleniyordu. Kendinden genç meslektaşları için; "Vay be, sen şuna bak neler biliyor!" diye hayret içeren övgülerde bulunur ama onlarla akran gibi koridorda muzurluklar yapar, onlara sataşır ve kahkahalarla da gülerdi.
Bu okulun nadideliğini fark etmiş, buna çok kıymet vermiş; burada bulunmaktan ve bu kurumun bir parçası olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duymuş bu meslektaşınızı, sizler de her zaman sevgi ve saygıyla kucakladınız. Bunun için sizlere minnettarım.
Babam, Galatasaray Üniversitesi ile neredeyse eş zamanlı olarak Topkapı Sarayı'ndaki görevine de başlamıştı. O dönemde arkamda bulunan Üsküdar Sultan Tepe'de oturuyordu karşı tarafta. Her yerde büyük bir keyifle; "İstanbul'un üç yakasında evim var. Biri Üsküdar, diğeri Topkapı Sarayı, sonuncusu da Galatasaray Üniversitesi" derdi.
Babamın evi olarak gördüğü Galatasaray Üniversitesi'nde babamın anısını paylaştığınız için ailem adına hepinize içtenlikle teşekkür ederim. Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazeteleriyle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tashihini yapıyordu. Dün Kronik Kitap'taki odasına girdiğimde, masanın üstünde yarım kalan tashihi görmek içimi acıttı.
Düşününce; hayatını dolu dolu yaşamış ama hâlâ yaşamaya doyamamış bu adamla, baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçirecek çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hoca'yı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur. Çok teşekkür ederim."
TÖRENE ÇOK SAYIDA İSİM KATILDI…
Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, AK Parti Hatay Miletvekili Hüseyin Yayman ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan gibi isimler katıldı. Spor dünyasından Galatasaray Başkanı Dursun Özbek törene katılanlar arasında...
Fatih Camii haziresine defnedildi...
İLBER ORTAYLI SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
İlber Ortaylı'nın Fatih Camii'nde cenaze namazını İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncer kıldırdı. Cenaze namazının ardından helallik alındı, dualar eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.
KİTAPLARINI MİLLET KÜTÜPHANESİNE BAĞIŞLADI…
Prof. Dr. İlber Ortaylı, yaklaşık 30 bin ciltten oluşan kütüphanesinin büyük bir kısmını Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Millet kütüphanesine bağışlamıştı. 2005- 2012 yılları arasında İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi müdürlüğü yapan Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türk Tarih Kurumu Bilim Kurulu üyeliği de yapmıştı.



















