Halkbank davası 90 günlüğüne durduruldu. "Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması"ndaki "Zarrab" maddeleri, Hakan Atilla'yı isyan ettirdi. Atilla, "Beni ateşe atanlara hakkımı helal etmiyorum" dedi. Atilla, "Zarrab yarın Türkiye’ye dönse benden daha muteber olacağı kesin" diye konuştu.
ABD'de mahkeme, 11 Mart'ta Halkbank aleyhinde açılan ceza davasını 90 günlüğüne durdurma kararı almıştı.
Bu sürede kamu bankasının ABD hükümetiyle yaptığı anlaşmaya bağlı kaldığını göstermesi öngörülüyor.
KAP açıklamasında "Söz konusu uzlaşma anlaşması kapsamında bankamız herhangi bir cezai suç kabulü yapmadığı gibi, hiçbir adli veya idari para cezası da ödemeyecektir" ifadeleri kullanıldı.
SESSİZLİĞİNİ BOZDU
Davanın kritik isimlerinden biri olan, 28 ay tutuklu kaldıktan sonra 2019 yılında Türkiye’ye dönen Borsa İstanbul'a genel müdür olarak atanan ve 2021 yılından görevinden istifa eden Hakan Atilla sessizliğini T24 yazarı Cansu Çamlıbel’e bozdu.

ATİLLA: REZA ZARRAB GELİRSE, BENDEN DAHA MUTEBER OLACAĞI KESİN
Hakan Atilla, Reza Zarrab’ın Türkiye’ye iadesi hakkında, “Valla Reza Zarrab gelirse, benden daha muteber olacağı kesin. Yine Türkiye’de muteber bir iş adamı olabilir. Şaşırmam ben” dedi.
"HİÇBİRİNE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM"
Kendisini ateşe atanlar için ‘hakkını helal etmediğini’ söyleyen Atilla, “Ama sonuçta ben, benim suçsuz olduğumu bilen, oradaki çevrilen işlerin ne olduğunu bilen ve buna karşı kendilerini korumak için beni orada ateşe atanların hiçbirine hakkımı helal etmiyorum. Onlar da kendilerini biliyor zaten. Bunu onların yüzüne de vurdum ama burası Türkiye, alınmadılar üzerlerine” ifadelerini kullandı.
Halkbank personelinin tanıkları kullanılmasına müsaade edilmediğini belirten Atilla, “Belki onların da tutuklanacağını düşündüler. Hükümet demeyelim de… Halkbank üst düzey ekibinin hukuki savunmaya katkıda bulunmasını Hükümet içinde birileri diyelim” sözleri dikkat çekti.
‘SUÇLADIĞINIZ BİR ADAMIN DAVALARINI İPTAL EDİP MAL VARLIĞINI İADE ETMEYİ KABUL EDİYORSUNUZ’
Suçlamaların düşürülmesi noktasında Türkiye’nin de talepte bulunması gerektiğinin altını çizen Atilla şunları söyledi:
“Orada benimle birlikte ismi geçen başka kamu görevlileri de vardı. İşte Zafer Çağlayan, işte Süleyman Aslan, işte Ali Fuat Taşkesenlioğlu… Yani ben ceza aldım ama bu isimler de orada suçlanmaya devam ediyor. Onlarla ilgili suçlamaların düşürülmesine dönük de bir şey yok imzalanan protokolde. Madem dava ABD yönetiminin siyasi bir kararıyla kadük oldu, Türkiye’nin bizlerle ilgili suçlamaların da düşürülmesini talep etmesi lazım.
Talep etmesi lazımdı, hatta hâlâ da lazım. Belki de gündeme getirdiler onu bilemiyorum. Ama bu müzakerenin bir parçası olmalı. Karşı taraf kabul etmeyebilir ama siz bunu müzakerenin bir parçası haline getirebilirsiniz. Ya hatırlayın, Türkiye alenen Reza Zarrab’ı vatan hainliğiyle ve ajanlıkla suçladı. Bugün, geçmişte böyle suçladığınız bir adamın davalarını iptal edip mal varlığını iade etmeyi kabul ediyorsun da kendi devletin için çalışmış, hiçbir suçu günahı olmayan insanlar hakkındaki kararların geri alınmasını talep etmeyi aklına getiremiyor musun? Bana komik geliyor bu durum!”
NE OLMUŞTU?
ABD'de New York Güney Bölge Savcılığı, Ekim 2019'da İran'a uygulanan yaptırımların delinmesinde rol oynaması iddialarıyla Halkbank hakkında bir iddianame hazırlamıştı. Savcılar, Halkbank'ı, petrol gelirlerini altına ve ardından nakde çevirerek İran'ın çıkarına olacak şekilde kullanılmasına yol açmakla ve bunu yaparken de kazancı meşru göstermek için sahte gıda ticareti belgeleri oluşturma suçlamasını yöneltiyordu. Bankanın sınırlandırılmış fonlarla gizlice 20 milyar dolar transfer ettiği öne sürülmüştü. Halkbank ise suçlamaları reddediyordu.
Erdoğan bu süreçte ABD'nin Halkbank'ı yargılama kararını "çirkin ve kanunsuz" olarak yorumlamıştı.
Halkbank için hazırlanan iddianamedeki suçlamalar, İran asıllı Türk vatandaşı Reza Zarrab'ın 2016'da tutuklanmasıyla duyulan bir soruşturmayla bağlantılıydı. İran'a yaptırımları baypas etmekle suçlanan Zarrab, suçlamaları kabul etmiş ve 2017'de ABD'de gözaltına alınan dönemin Halkbank Genel Müdürü Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla aleyhinde ifade vermişti.
Hakan Atilla, İran'a yönelik yaptırımların delinmesi sürecinde rol oynaması gerekçe gösterilerek yargılanıp 28 ay tutuklu kaldıktan sonra 2019 yılında Türkiye'ye dönmüş, dönmesinin ardından Borsa İstanbul'a genel müdür olarak atanmıştı. Atilla, bu görevinden Mart 2021'de istifa etmişti.



















