Ahmet Hakan, Hürriyet'teki bugünkü köşe yazısında Yılmaz Güney tartışmasını sert bir üslupla masaya yatırdı. Şerif Sezer'in "Sinemamızın dâhisi. Ona laf söylemek kimsenin haddi değil" sözlerini ve Nur Sürer'in Yılmaz Güney'in kadınlara yönelik şiddet içeren yönlerini savunan tutumunu ağır biçimde eleştirdi. Hakan yazısında Nur Sürer ile Şerif Sezer'e seslenerek, "Bu ikisi, hangi durumda Yılmaz Güney’e olan sadakatlerinden vazgeçerdi?" diye sordu.

Ahmet Hakan bugünkü köşesinden ‘Hepsi bıraksa bile bu ikisi asla bırakmayacak’ başlıklı bölüm şöyle:
Yılmaz Güney’in adam öldürmesi, kadın dövmesi falan... Pek savunan kalmadı bu yönlerini.
İki kişi müstesna.
Nur Sürer.
“Ne olmuş canım kadınlara iki tokat attıysa. Analarımız da tokat yemişti” diye savunuyor.
Şerif Sezer.
“Yılmaz Güney’e laf söylemek kimsenin haddi değildir, derhal haddinizi bilin” diye savunuyor.
“Biz onun sanatını sevdik, diğer yönlerini tasvip etmiyoruz” deseler mesele kalmayacak.
Ama hayır ısrarla ve inatla “diğer yönlerini” de savunuyorlar. Yani cinayetini, şiddetini, magandalığını falan.
- SORU: Bu ikisi, hangi durumda Yılmaz Güney’e olan sadakatlerinden vazgeçerdi?
- CEVAP: Mesela Yılmaz Güney ahir ömründe şeriatçı olsaydı... İşte o zaman başlarlardı “katildi, kadın döverdi” falan diyerek lanetlemeye.



















