AK Parti kulislerindeki ”parlamenter sistem" senaryosunu aktaran Nuray Babacan, Mansur Yavaş’la ilgili çarpıcı bir detayı paylaştı.
Nefes yazarı Nuray Babacan, "Seçimlerden önce güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi ve bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile anlaşmaya varılması önerisi AKP’nin içinde çok ilgi çekmiş" diye yazarak AK Parti kulislerinde konuşulanları köşesine taşıdı ve Mansur Yavaş’la ilgili çarpıcı bir detayı paylaştı. Kulislerde "Cumhurbaşkanı, böyle bir plana ancak kendisinin seçilemeyeceğine kanaat getirirse onay verir. Pazarlık yapabilirse, geçiş dönemi cumhurbaşkanı olmak ister ya da Mansur Yavaş gibi ortada bir isme razı olur" analizlerinin yapıldığını ifade etti.
İşte Babacan'ın "Anayasa düşleri ve ince hesaplar" başlıklı o yazısı;
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ‘iklim oluştu, aritmetik müsait’ sözleriyle özetlenebilecek Anayasa değişikliği önerisinin, içinin epey doldurulması gerekecek. Bu konuya en çarpıcı açıdan 2 başlıkla yaklaşılabilir.
1- İktidarın kapalı kapılar ardındaki anayasa çalışmalarının temelini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini revize etmenin oluşturduğu unutulmamalı.
2- Bazı muhafazakar milletvekillerinin ‘seçimden önce güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi ve Erdoğan’la anlaşma yapılması’ önerilerini her yerde dillendirdikleri anımsanmalı.
***
Yani, yeni anayasanın temelini, ‘darbe anayasasından kurtulmak’ değil, ‘seçimden nasıl avantajlı çıkarız’ planı oluşturuyor. Bu nedenle Anayasa konuşulacaksa, öyle TBMM’deki sandalye sayılarını toplayıp çıkararak sonuca varamayız. Oluşacak yeni ittifakları, çözülecek eski ittifakları konuşmak gerekecek!
TBMM Başkanı, ‘daha demokratik, daha katılımcı, herkesin sözünün daha rahat söylenebildiği’ bir Anayasa ve seçim yasasından söz ediyorsa, bunun kulisini önce kendi partisi içinde yapması zorunlu.
Öncesinde, belediye başkanları dahil siyasi tutuklular serbest bırakılacak mı? Dokunulmazlık dosyaları geri çekilecek mi? Muhalefet partilerinin içinde operasyon düzenlenmesinden vazgeçilecek mi? Tabi en önemlisi açılım süreci başarıyla sonuçlandırılacak mı?
***
AKP’nin hazırladığı anayasa taslağı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önünde duruyor. Bu metnin ana unsurunu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin aksayan yönlerini düzeltmek oluştursa da alternatiflerin sunulduğunu biliyoruz. Cumhur İttifakının ortağı MHP’nin 100 maddelik anayasa taslağı da biliniyor.
Bunlardan daha yeni olan, seçimlerden önce güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi ve bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile anlaşmaya varılması önerisi.
11 Haziran’da kaleme aldığımız ‘parlamenter sistemi dönüş anlaşması” başlıklı yazıda yer alan planı, ilk dile getiren Gelecek Partisi Milletvekili Kani Torun olmuştu. Sonrasında fark ettik ki, konu AKP’nin içinde çok ilgi çekmiş. Yeni versiyonlarıyla ve yorumlarla geliştirilmiş. Her sohbet, bu senaryoya çıkıyor.
***
O nedenle, AKP’deki yeni analizleri buraya not düşmek istedim;
- “Cumhurbaşkanı, böyle bir plana ancak kendisinin seçilemeyeceğine kanaat getirirse onay verir. Çünkü kendisinin kullandığı güçteki yetkileri, bir sonraki iktidara devretmek istemez.
- Parlamenter sisteme geçilmesiyle sonraki iktidarın daha kontrollü bir güce sahip olmasını sağlar. Pazarlık yapabilirse, geçiş dönemi cumhurbaşkanı olmak ister, ya da Mansur Yavaş gibi ortada bir isme razı olur.
- Yumuşak geçiş olarak adlandırılan bu plan, ‘muhafazakarların yeni iktidar tarafından açılacak davalardan korunması veya az hırpalanması’ gibi bir amaç güdüyor!
- AKP’nin milli görüş tabanı sayesinde en az yüzde 25 oy alması muhtemel. Büyük olasılıkla oğlu Bilal Erdoğan’ın başında olmasını isteyeceği partisinin, Meclis’te güçlü bir figür olarak kalması hem aile hukukunun korunmasını sağlar hem de partiyi oğlu aracılığıyla kontrol eder…”
***
Herkes biliyor ki; iktidar partisi kazanmak için özellikle son iki yıldan beri sürdürdüğü hileli yolları denemeye devam edecek. Yavaş yavaş ısıtılan senaryolardan hangisinin vizyona gireceği, iç ve dış gelişmelere göre zaman içinde görülecek.
Yeni Anayasa’da onlardan biri…



















