Cumhurbaşkanı Erdoğan:" Ana muhalefet vesayetten arınmalı..!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan:
A- A+

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "CHP içinde bir çatışma, bir ayrışma var. Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerinin kuyularını kazdılar, birbirlerini şikayet ettiler ve bizim değil, yargının değil, bizzat kendi elleriyle, kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar. CHP'nin kendi içindeki dış mihraklardan kurtulması hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına hayırlı olacaktır. Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle; 

Aziz milletim, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile diğer Genel Merkez kurullarımızın kıymetli üyeleri, Kadın ve Gençlik kollarımızın Merkez Karar ve Yürütme kurullarının değerli mensupları, kıymetli kurucularımız, kıymetli milletvekillerimiz, değerli kabine üyelerimiz, muhterem dava ve yol arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında, ülkemizin dört bir yanında AK Parti'nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.

Yine burada, şairin "Dostlar, iki bin kerre bile selamlaşmadık. Aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'incisinde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Davetimize icabet ederek kampımızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Toplantımızın ve burada iki gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.

Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi, değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmanızı özellikle rica ediyorum.

MİLLETİMİZLE ARACILARLA KONUŞMAYIZ…

Değerli kardeşlerim, konuşmamın hemen başında şu hatırlatmayı yapmak isterim. Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. Partimizin kuruluşundan itibaren yatay ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya, danışma ve istişare kültürünü işletmeye özel önem verdik. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Eleştirilerimizi serbestçe ifade ettik. Kendi muhasebemizi hem de çok cesur biçimde, çok öz güvenli bir şekilde yaptık. Partimiz için, hareketimizin istikbali için, mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. Birlikte tespit ettiğimiz hedefler doğrultusunda, gönül birliği içinde, omuz omuza vererek yolumuza kararlılıkla devam ettik. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız.

ORTAK BİR TARİHE, ORTAK BİR VATANA SAHİBİZ…

Biz birbirine yabancı ve birbirine tahammül etmek zorunda olan bir millet değiliz. Ortak bir tarihe, ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamberin ümmeti olarak aynı ezanı terennüm eden bizi beraber eden bizi tek bir millet eden tek bir dine sahibiz. Anlayışlar farklı olabiliriz. Meseleleri ele alma biçimi farklı olabilir. Yaşam tarzları farklı olabilir. Hepimiz aynı bayrak altonda, gönülleri aynı ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz.

BU ÜLKEDE KİMSE ÜVEY EVLAT DEĞİL…

Şunu bir defa çok açık ve net söylemek isterim: Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir. Kiracı değildir. Sığıntı değildir. Öteki değildir. Üvey evlat değildir. Bilakis, hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır. Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun, dedeleri nereden gelmiş olursa olsun, mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun, değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşıdır; o halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir. Ve bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir grubun kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir.

TÜRKİYE BU MESELEYİ ARTIK GERİDE BIRAKMIŞTIR…

Nesli tükenmekte olan bu numuneler son derece küstah bir eda ile güya kadınlara ders veriyor. Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleşmiştir. Türkiye bu meselede eşitlik ve adalet çizgisine gelmiştir. Artık şunu anlamayanların da anlaması gerekir. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, belli bir tarikatın veya cemaatin sembolü hiç değildir. Yazması, tülbendi, çarşafı, behramı ve diğerleriyle başörtüsü bu toprakların normalidir ve inşallah normal de olacak. Bu yeni normal de değildir. Tüm zamanların normalidir. Önümüzde çıkan her meselede ilkemiz işte budur. Biz burada hep birlikte biriz, beraberiz. Son nefesimize kadar da birlikte olacağız.

"CHP'NİN DIŞ MİHRAKLARDAN KURTULMASI HAYIRLI OLACAKTIR"

CHP içinde şu anda bir çatışma bir ayrışma var. Biz CHP içindeki bu kavganın, iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk bugün de yokuz yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular. Birbirlerini şikayet ettiler. Şimdi de ceremesini çekiyorlar. Buna rağmen arzumuz şudur; CHP'nin dış mihraklardan kurtulması hayırlı olacaktır. Kendi içinde birlik olmayan teşkilatların Türkiye'ye de milletimize de sunabileceği hiçbir katkı yoktur.  

FETÖ o kalleş darbeyi sadece bize yapmadı, 86 milyona yaptı. FETÖ'yü ülkeden geleceğimiz için temizledik. Siyonizme karşı mücadele verirken kendimiz için şahsi mücadele vermiyoruz. Milletimizin topyekün mücadeleri için yapıyoruz. Bugün terörü bitirirken belli bir kesimin çıkarı için değil milletimiz için istiyoruz. Yol yaparken, köprü yaaprken, savunma sanayini güçlendirirken belli bir kesimi mutlu etmeyi değil Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz.

Türkiye geçmişte enerjisini, fidan gibi delikanlılarını kaybetti. Sağ dediler, sol dediler, Alevi-Sünni, Türk-Kürt dediler... Raf ömrü dolmuş bayat senaryolarla Türkiye'ye vakit kaybettirilmesini istemiyoruz. Görüş ayrılıklarımız olacaktır, bunlar bizim zenginliklerimizdir. Milli meselelerde uzlaşıya hazırız.

"AK PARTİ BİR TÜRKİYE KİTABIDIR"

25 yıl boyunca Türkiye'nin bütün renklerinin partimiz içinde olmasına özellikle önem gösterdik. Kutuplaştırma üzerine değil bütünleştirme üzerine önem gösterdik. Çatımızın altında herkese yer vardır. 25 yıldır soframız Halil İbrahim Sofrası'dır. Bunu kimse yanlış anlamasın, bir kitabın binlerce sayfası olabilir, bir kitabın her sayfasında farklı hikayeler olabilir. Ama her kitabın kapağı vardır. Kitabı bütünleştiren bir cildi vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı olsa da tecrübeli bir editörün elinde kitap bir bütündür. AK Parti işte bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var, herkesin hikayesine yer var. Kitabın cildi birdir. AK Parti'nin kitabının şirazesinin dağılmasına müsaade etmeyiz.

Zafere ulaşmak için her yolu mübah gören anlayış bizden uzaktır. Biz ilkelerle hareket eder, zaferi de Allah'ın takdirinden umarız. Partimiz 25 yıl önce nasıl duygu ve heyecanla kurulduysa bugün de yoluna devam ediyor. İstikametimiz nettir. Makamlarda eriyip gitmedik. İstikametimizi şaşırmadık, menzilimizden sapmadık. Büyüdük, güçlendik. 25 yıllık destan olduk. Davamızı unutmadık. Kurulduğumuz gün gibi diriyiz, heyecanlıyız, gayretliyiz. Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler. Öyle zamanlar oldu ki dostlarımızla kendi ellerimizle toprağa vermedik. Gidenlerin yerine yenileri geldi. Bu dava kadim bir davadır. Bu dava bizden önce vardı, bizden sonra da var olacak. Bu mesele kişisel bir mesele değildir. Bu mücadele memleket, ümmet, insanlık mücadelesidir. Milletimizin güvenini boşa çıkarmadık, çıkarmayacağız.

Tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ahde vefanız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yarın tekrar görüşmek üzere sizleri Allah'a emanet ediyorum."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Manşet haberler
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •