CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın, araç muayene ücretlerindeki artışlar ve TÜVTÜRK’ün mali yapısına ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği önergeye gelen cevap, yeni bir tartışma başlattı. Gelen yanıtın soruların özüne temas etmekten özellikle kaçındığını savunan Kış, metni "sorumluluktan kaçınma belgesi" olarak nitelendirerek, "TÜVTÜRK’te milyarlarca gelir var ama rakam yok; bu şeffaflıktan uzak tablo kabul edilemez" sözleriyle tepki gösterdi. Öte yandan, Ankara’da bir polis memurunun hayatını kaybettiği istasyon kavgasına ilişkin soruşturma da tamamlandı.
Türkiye’de 2004 yılında 10 milyon olan araç sayısının 34 milyona çıkmasına rağmen istasyon sayısının yeterli düzeyde artmamasının randevu krizine yol açtığını belirten CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, vatandaşların alternatifsiz bırakılarak fahiş ücretlere mahkum edildiğini vurguladı.
2026 yılı itibarıyla otomobil muayene ücretinin 3 bin 288 TL’ye, ağır vasıtaların ise 4 bin 446 TL’ye yükseldiğine dikkat çeken Kış, sadece birkaç dakika süren bir işlem için alınan bu bedellerin asgari ücret ve emekli maaşları karşısındaki ağırlığının Bakanlıkça değerlendirilip değerlendirilmediğini sordu.

Gülcan Kış’ın önergesinde ısrarla sorduğu, "2005’ten bu yana toplam ne kadar gelir elde edildi, bu paranın ne kadarı Hazine’ye aktarıldı, ne kadarı şirkette kaldı?" sorularına Bakanlık net bir yanıt vermedi. Bakanlık cevabında sadece 2024 ve 2025 yıllarında toplam 32 milyon 810 bin 929 muayene işlemi yapıldığını belirtmekle yetindi. Bu veriyi yorumlayan Kış, işlem sayısının verilip gelirin saklanmasının kamunun denetim yetkisinin bilinçli olarak devre dışı bırakıldığının kanıtı olduğunu savundu.
Ayrıca, kredi kartı ödemelerinde alınan ek hizmet bedelinin 5464 sayılı Kanun’a aykırı olduğunu hatırlatan Kış’a karşı Bakanlık, bu ek ücretin "vatandaşın tercihine" bırakıldığını ve mevcut sözleşmenin 2027’de bitecek olması nedeniyle yeni düzenlemelerin ancak o tarihten sonra yapılabileceğini açıkladı.
Kış ayrıca, yaklaşık 767 milyon TL’lik "hatalı tahakkuk iptali" olarak açıklanan mali işlemlerin idari ve teknik gerekçelerinin hala karanlıkta olduğunu belirterek, tekel konumundaki bir şirketin bu denli büyük bir hatayı nasıl yapabildiğinin peşini bırakmayacaklarını ifade etti.
Araç istasyonunda darp edilen polis ölmüştü! Soruşturma tamamlandı…
İstasyonlardaki bu mali ve idari kaosun gölgesinde Ankara Yenimahalle’deki TÜVTÜRK istasyonunda yaşanan ve polis memuru Melih Okan Keskin’in hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin hukuki süreçte de önemli bir gelişme yaşandı.
Savcılık, araçtaki bir arıza nedeniyle başlayan tartışmanın büyümesi sonucu Keskin’in darbedilerek öldürülmesine ilişkin soruşturmayı tamamladı. Aralarında 2 tutuklu sanığın da bulunduğu 4 şüpheli hakkında "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan 14’er yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün doğrudan darp sonucu meydana gelen kafa travmasıyla bağlantılı olduğu kesinleşirken, iddianamede şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri kaydedildi.

Raporda ayrıca, 17.49’da şüpheli Saruhan A.’nın attığı yumruğun ölümle illiyet bağının bulunduğu ifade edildi.
Savcılık iddianamesinde, Saruhan A., Murat Y., Y.K. ve R.G.’nin olay sırasında birlikte hareket ettiği ve eylem birliği içinde oldukları kaydedildi. Saruhan A. yumruk attığını kabul ederken diğer şüpheliler suçlamaları reddetti. Ancak kamera görüntüleri ve tanık beyanları doğrultusunda dört kişinin de “müşterek fail” olarak değerlendirildiği belirtildi.
Öte yandan, istasyon amir yardımcısı B.B.İ. hakkında takipsizlik kararı verildi. Polis memuru Keskin’e yönelik “tehdit, hakaret ve basit yaralama” iddialarıyla ilgili ise ayrıca soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildi.



















