Gebze’de aynı aileden 4 kişinin yaşamını yitirdiği bina çökmesine ilişkin yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. İlk bilirkişi raporundaki çelişkileri gidermek amacıyla farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bir "Bilim Kurulu" tarafından hazırlanan ikinci rapor tamamlandı. Teknik analizlere dayanan yeni rapor; facianın sorumlusu olarak zayıf zemin koşullarını, imalat kusurlarını ve eski dere yatağı üzerine yapılan kontrolsüz dolguyu işaret etti.
Bina, Eski Dere Yatağı ve Dolgu Alanına İnşa Edilmiş…
Bilim Kurulu tarafından hazırlanan jeolojik ve jeoteknik değerlendirme raporu, facianın temel nedenlerine dair çarpıcı bulgular sundu. Raporda, çöken binanın eski bir dere yatağı ile döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz bir dolgu zemin üzerine inşa edildiği belirtildi. Ayrıca yapının temelinin, bu tür riskli bir zemin için oldukça "yüzeysel ve yetersiz" olduğu tespit edildi.
Beton Kalitesi Standartların Altında…
Raporda sadece zemin değil, yapının fiziksel durumuyla ilgili de önemli eksikliklere dikkat çekildi:
Beton Dayanımı: Binadan alınan örneklerin, projesinde öngörülen beton dayanım değerlerinin çok altında kaldığı saptandı.
Yeraltı Suyu Etkisi: Yeraltı su seviyesindeki değişimlerin zamanla zemin içinde boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının dengesini (stabilitesini) bozduğu vurgulandı.

"Metro İnşaatı Çökmeyi Açıklayacak Düzeyde Değil"
İlk yerel bilirkişi raporunda öne sürülen "metro inşaatı etkisi" varsayımları, bilimsel verilerle yanıt buldu. Teknik raporda yer alan veriler şu şekilde sıralandı:
Sınırlı Zemin Hareketi: Metro tünel çalışmaları süresince ölçülen toplam zemin hareketinin en fazla 5 santimetre seviyesinde kaldığı; bu değerin bina altında aniden oluşacak büyük ölçekli bir boşluğu açıklayamayacağı ifade edildi.
Sönümlenen Hareket: Binadaki zemin oturmalarının yönetmelik sınırları içinde kaldığı ve bir süre sonra durarak (sönümlenerek) ilave bir hareket gözlenmediği aktarıldı.

Tünellerde Hiçbir Hasar Tespit Edilmedi…
Metro tünellerinde yapılan incelemelerde; herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma veya su sızıntısına rastlanmadı. Tünellerin sağlam kaya birimi içinde, teknik kriterlere tam uyumlu şekilde inşa edildiği ve yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı resmen raporlandı.




















