Kurucusu Satoshi’nin Yahudi olduğunun öne sürülmesinin ardından Bitcoin’de yüzde 16 düşüş yaşandı. Dün 60 bin dolara kadar gerileyen kripto paradaki sert hareketler Bitcoin bulunduran şirketler üzerinde de baskı oluşturuyor.
ABD’de Jeffrey Epstein’a ait olduğu öne sürülen e-postalar kripto para dünyasını sarstı. Piyasa değeri bakımından en büyük kripto para birimi Bitcoin’in kurucusu Satoshi’nin Yahudi olduğunun öne sürülmesinin ardından Bitcoin âdeta çöktü.

YENİDEN 70 BİN DOLAR SEVİYESİNDE…
Dün yüzde 16 düşüş gösteren Bitcoin’in Epstein belgelerinin ortaya çıkmasının ardından kaybı ise yüzde 30’a ulaştı. Önceki gün 70 bin doların altına inerek Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesinden bu yana elde ettiği kazançları geri veren Bitcoin’in fiyatı dün 60 bin dolara gerileyerek 16 ayın en düşük seviyesini test etti. Gelen tepki alımlarıyla tekrar 70 bin dolar seviyesini aşan Bitcoin’de satış baskısının sürmesi bekleniyor.
Bitcoin’in 60 bin doları test etmesi, spot piyasayla sınırlı kalmayıp, kriptoya dayalı ETF’ler ve bilançolarında yüksek miktarda Bitcoin bulunduran şirketler üzerinde de baskı oluşturuyor. Artan oynaklık, kaldıraçlı işlemlerde zorunlu kapanışları hızlandırırken, son 24 saatte 576 bini aşkın yatırımcının pozisyonu tasfiye edildi. Toplam tasfiye tutarının 2,59 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor.
EL SALVADOR’A KRİPTO ŞOKU…
Büyüklük olarak ikinci sırada yer alan Ethereum da dün 1.747 dolara kadar geri çekilirken, Epstein belgelerinde Ethereum’un kuruluşunda da Yahudi iş adamı Peter Tiel ve Palantir şirketi çıktı. Kripto piyasasının toplam büyüklüğü 2,24 trilyon dolara düşerken, millî gelirinin önemli bir kısmını Bitcoin’e yatıran El Salvador, resmen iflas riskiyle karşı karşıya kaldı.

ÇİN'DEN İSRAİL HAMLESİ…
Öte yandan Çin, Rusya gibi ülkelerin Bitcoin yatırımlarını geri çekilebileceği ifade ediliyor. Çin, Epstein dosyaları sonrası güvenlik endişelerini gerekçe göstererek İsrail’e yapılan tüm yeni yatırımları yasakladı. Çin, Bitcoin konusunda İsrail ilişkisine bağlı olarak inceleme başlattı. Bitcoin ve Epstein arasında bağlantı olduğu ve Yahudi iş adamlarının kripto para sistemini, küresel piyasayı ele geçirmek, manipüle etmek için kullandıkları düşünülüyor.
BITCOIN VAKFINA 850 BİN $ YATIRIM…
İddialara göre ‘Satoshi’ takma adı Mossad’a aitti ve Mossad adına Bitcoin’in yönetimini Epstein yürütüyordu. Jeffrey Epstein’ın e-postaları, Bitcoin’in erken dönem ekosistemiyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Epstein, Bitcoin Vakfına 850 bin dolar yatırım yaptığı sırada Bitcoin’in değeri sadece 225 dolardı. Epstein’ın Amazon kayıtları, Bitcoin, Ethereum, blockchain ve müzakere stratejisi üzerine kitaplar satın aldığını gösteriyor.
Bitcoin'in mucidi Satoshi Nakamoto gerçekten Epstein olabilir mi?
Belgelerin yayımlanmasının ardından, Epstein’in Bitcoin’in yaratıcısı, yani “Satoshi Nakamoto” takma adının arkasındaki kişi olduğu yönünde iddialar ortaya atıldı. Peki bunlar gerçek olabilir mi?
ABD Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) son haftalarda kamuoyuna açtığı milyonlarca sayfalık Jeffrey Epstein belgesi, siyaset, akademi, finans ve teknoloji dünyasının en üst katmanlarına uzanan ilişkileri bir kez daha gözler önüne serdi.
Belgeler; ünlü düşünür Noam Chomsky’den Microsoft kurucusu Bill Gates’e, Google kurucularından MIT Media Lab yöneticilerine kadar pek çok ismin Epstein’le temasını ortaya koyarken, bu dalgadan kripto para dünyası da nasibini aldı.
Belgelerin yayımlanmasının ardından sosyal medyada hızla yayılan en çarpıcı iddialardan biri, hüküm giymiş bir cinsel suçlu olan Epstein’in Bitcoin’in yaratıcısı olduğu, yani “Satoshi Nakamoto” takma adının arkasındaki kişi olduğu yönündeydi.
Ancak bu iddia, teyit kuruluşları ve mevcut resmi belgeler ışığında şu an için asılsız olarak değerlendiriliyor.
Sahte e-posta ve 'dijital altın madeni' iddiası
Komplo teorilerinin temel dayanağı, 31 Ekim 2008'de Epstein’in sağ kolu Ghislaine Maxwell’e gönderildiği iddia edilen bir e-postanın ekran görüntüsü oldu.
X (eski Twitter) ve Reddit gibi platformlarda dolaşıma sokulan bu ekran görüntüsünde Epstein’in, Satoshi Nakamoto takma adının “mükemmel çalıştığını” söylediği ve Bitcoin’i “dünyaya sunulmaya hazır küçük bir dijital altın madeni” olarak tanımladığı görüldü.
Öte yandan kısa bir araştırmayla bu ekran görüntüsünün gerçek bir e-posta olmadığı ortaya çıkıyor. Zira ABD Adalet Bakanlığı’nın resmi Epstein arşivlerinde “Satoshi” kelimesinin geçtiği 24 sonuçtan hiçbiri, dolaşımdaki bu ekran görüntüsünü içermiyor. Ayrıca ekran görüntüsünde geçen “little digital gold mine” ifadesine de resmi arşivlerde hiç rastlanmıyor.
Epstein’in kriptoyla hiç mi ilgisi yoktu?
Belgeler, Epstein’ın Bitcoin’i icat ettiğine dair hiçbir kanıt sunmuyor. Ancak bu, Epstein’ın kripto para ekosistemiyle hiç temasının olmadığı anlamına da gelmiyor.
Bakanlığın yayınladığı e-postalar, Epstein’ın Bitcoin’in erken dönemlerinde sektöre dolaylı biçimde dahil olduğunu gösteriyor.
Belgelere göre Epstein, Bitcoin altyapısında kritik rol oynayan Blockstream’e ve dünyanın en büyük kripto para borsalarından Coinbase’e erken aşamada yatırım yapan isimler arasındaydı.
Belgelerdeki en eski kripto içerikli yazışmalar 2011 yılına, yani Bitcoin ağının kurulmasından iki yıl sonrasına dayanıyor. Bu dönemde Bitcoin, bugün olduğu gibi ana akım bir varlık değildi.
Öte yandan Bitcoin gibi bir atılımı yapabilmek için kurucu kişinin kriptografi, dağıtık sistemler ve C++ yazılım dili konusunda derin teknik uzmanlığa sahip olması gerekiyor. Bitcoin'in 2008'de icat edildiği düşünüldüğünde bu kişinin 2007 ila 2010'da kod yazımına hakim olması gerekiyor.
Bunun yanı sıra Bitcoin'in bankalara ve mevcut finansal sisteme bir tepki olarak geliştirildiği ve kodlarının da halka açık şekilde yayınlanmasının başka blok zincirlerinin kurulmasına öncülük ettiği biliniyor. Bu yüzden Satoshi'nin kripto-punk kültürüne, açık kaynak felsefesine çok hâkim biri olduğu düşünülüyor.
Epstein'in bu türden alt kültürlerle etkileşime geçtiğine ve bu teknolojilere hakim olduğuna yönelik herhangi bir kanıt yok.
Kaynak:Euronews



















