MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin önemli mesajlar veren Bahçeli “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” diye seslendi.
Partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, önemli açıklamalar yaptı. Cumhur İttifakı’nın Türk ve İslam dünyasının siyaset kutbu olduğu mesajını veren Bahçeli “Bizim çamur zihniyetlerine yüzümüz dönük, kapımız süngülüdür. Gerçek yüreklilik aklın ve ahlakın adalet çizgisinden sapmadan neticelenecektir” dedi.
ÖZEL'E SESLENDİ: İTİRAF ET
Suriye’deki son duruma ilişkin de değerlendirmede bulunan Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e “Ne sözü söz ne de siyaseti mertçe ve millidir. Sayın Özel zırvaya bırak sadede gel. Konuşmalarının seni komik duruma düşürdüğünü anla. Dilinin altındaki baklayı çıkar. Suriye'nin toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et" diyerek seslendi.
"GÜNDEME ALINMAYACAK"
Bahçeli, muhalefetin 'erken seçim' talebine ilişkin de net bir mesaj verdi. Bahçeli "Erken seçim zırvasına takılması tam bir siyasi ahmaklıktır. Erken seçim hiçbir zaman gündeme alınmayacaktır. Seçimin zamanı bellidir. MHP ve Cumhur İttifakının aralayacağı kapı; Türkiye ve Türk Yüzyılı kapısıdır" dedi.
Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin ise “Terörsüz Türkiye ile terörsüz bölge hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerinin açılan bayrağı altında toplanmaktır. Edebsizin edepliliği bastırması, haksızın da haklıyız bastırması son bulmalıdır” mesajını verdi.
Bahçeli’nin konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;
Merhum Mithat Cemal Kuntay’ın altı çizilmesi gereken bir düşüncesi vardır ve şöyledir: “İnsan bazen bir mektepten değil, bir muallimden çıkar.” Bir bakıma, hakkın akıp giden hayatta bir mektep, başka türlü ifade edersek bir muallim, yani bir öğretmen değil midir? Bu mektebin sıralarından ve bu muallimin nazarında siyasetin temel ve mecburi bir ders olmadığını kim inkâr edebilir?
Yine merhum Mithat Cemal Kuntay, Mehmet Akif isimli eserinde Can Beraberi arkadaşıyla bir diyaloğunu nakleder: Bir defasında merhum vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy Berlin’e gider. Dönüşünde merhum Kuntay sorar: “Berlin’de ne var, ne oluyoruz?” Merhum Akif cevap verir: “Ne olacağız? Berlin’e gittim, elçimiz Kur’an tefsiri yazıyordu. İstanbul’a geldim, Fatih’teki hocalarımız siyaset konuşuyordu. Ne olacağız? Artık anlarsın.” Elbette Müslüman Türk’ün ferdi olarak mikrokosmosda siyaset-felâket dengesini tutturması bununla ilgilidir.
"CUMHUR İTTİFAKI FİKİR KÖPRÜSÜDÜR"
Nitekim Allah’tan korkmayanın kuldan utanmasını beklemek boşuna bir hevestir. Biz hem Allah’tan korkan hem de kuldan utanan, mazisi 57 yılı bulan siyasi ve fikrî mücadelesiyle imanın, inancın ve milliyetçi iradenin muhik ve muteber burcu olan Milliyetçi Hareket Partisi’yiz. Kararlılıkla ifade etmem gerekirse Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, bütün Türkiye’nin, bütün Türk milletinin, hatta Türk-İslam dünyasının sadece bugünün değil yarınların da partisidir. Geçmişle geleceği birbirine bağlayan fazilet, feraset ve fikir köprüsüdür. Ez cümle millî umutların düşmeyecek sancağıdır. Bizim folluğumuzda kuluçkaya yatıp başka kümelerde yumurtlayanların, çıraklık dönemini aramızda geçirip gıcırdayan başka kapı diplerinde ustalık taslayanların milliyetçi-ülkücü hareketi hakkıyla idrak edip layıkıyla ifade etmeleri neredeyse imkânsızdır.
"YÜZÜMÜZ DÖNÜK,KAPIMIZ SÜNGÜLÜ"
Hazreti Mevlânâ’nın dediği üzere her insan bir yağmur damlası gibidir, kimisi düşer çamura, kimisi düşer gül yaprağına. Çamurla karışan çamur atar, gül bahçesinde olan ise mis kokular yayar etrafına. Bizim çamur zihniyetlere, çamurlaşmış siyaset zıpçıktılarına yüzümüz dönük, kapımız süngülüdür. Ruhu bedenine egemen olan bir insanda görülecek davranış kalıbı öncelikle itidaldir; şayet insan itidalin pusulasıyla hareket ederse çetin imtihanları, zorlu engelleri birer birer aşacak yürekliliğe ulaşacaktır. Gerçek yüreklilik bilek gücü veya kas birikimiyle değil, aklın ve ahlakın adalet çizgisinde sapmadan ve savrulmadan ilerleyişiyle tecelli edecektir. İşte böylesi bir erdeme ve bundan mütevellit erinç hâline müstakim bir tutumla müstahak olanlar, yaptıkları her işle, attıkları her adımla, ağızlarından çıkan her sözle hayranlık ve hürmet uyandıracak, yanlışın ve yanılgının boşluğuna da hiçbir zaman düşmeyeceklerdir.
“KİM BALTALAMAK İSTİYORSA MAŞADIR”
Terörsüz Türkiye terörsüz bölge defteri Türk milletinin kaderine sahip çıkma hamlesidir. Kim bu hedeflere dudak büküyorsa korkaktır, karanlıktadır. Kim bunları baltalamak istiyorsa maşadır. Ülke ve millet bütünlüğü ile demokrasiyi birlikte gelişen bir bakış açısı ile ele almalıyız.
Ülkemizin menfaatini diğer menfaatlerin üzerinde tutarsak o zaman her görüş gerçekleşecektir. Bu makus düşünce ve ezberlerin millet huzurunda bir değerinden bahsedilemez. Türkiye'nin geçtiği tarihi eşik hepimize sorumluluklar yüklemektedir. Taşımasını bildikten sonra insanda iki tür şuur hali vardır. Biri adalet biri de tarih şuurudur.
"İNSAN 2 DURUMLA KARŞI KARŞIYA"
Dijitalleşmenin sürekli çıta yükselttiği bir zaman tünelinde insan 2 durumla eş anlı karşı karşıyadır. Kalabalıklar içindeki yalnızlık ve yalnızlığın tam ortasında yükselen uğultulu kalabalıklar. Asıl sorun kalbin vicdanın taşlaşmasıdır. Bu limanda sıkışıp kalmak bir nevi kenarda beklemek yedek kulübesinde oturmak demektir. Türk milleti asla beklemeyecek. Bu kapsamda Türk siyasetçisinin milli değerlerden ayrılmayan bir rotası olmalıdır.
30 Ocak 2026 tarihinde Şam ile SDG-YPG arasında kapsamlı bir ateşkes ile askeri yapıların Suriye’ye entegre olması için anlaşmaya varmışlardır. Bu memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Yapılan anlaşmanın uygulama süreci dün başladı. Devlet içinde devlet olmayacağı netleşti. Suriye’nin haritası tek renge büründü.
PKK’nın kurucu önderliği verdiği sözlerin arkasında durdu mu? Durdu. Silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. Madem maksat hasıl oldu bize düşen saygı gösterilmesini beklemektir.
Tarihi bir fırsat kapısı aralandı. Türkiye’de de provokasyon olması beklenmektedir. Sabırlı olmak lazım. Milli birlik ve kardeşlik duygumuzu karartmanın ve kas katı hale sokmanın emelini taşıyanlar tarihin uçurumuna yakın yerde durmaktır. Suriye'deki malum olayları Türkiye'ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olmayacaktır.
"SAYIN ÖZEL SADEDE GEL"
CHP Genel Başkanı'nın Suriye devletinin terörle mücadele etmesini endişe verici bulması hüsran verici bir hezeyandır. Ne sözü söz ne de siyaseti mertçe ve millidir. Yine çuvallamış. YPG'nin kravatını takabilirsen dağ taş gezebilirsin. Sayın Özel zırvaya bırak sadede gel. Konuşmalarının seni komik duruma düşürdüğünü anla. Dilinin altındaki baklayı çıkar. Suriye'nin toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et.
Erken seçim zırvasına takılması tam bir siyasi ahmaklıktır. Erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır. Cumhur İttifakı'nın böyle bayat gündemlerin peşinden koşması akıl dışıdır. Cumhur İttifakı Organize suç çetesine Türkiye'nin kaç bucak olacağını mutlaka gösterecektir.
Bahçeli "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" diyerek konuşmasını sonlandırdı.



















