Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, düzenlenen basın toplantısında önemli açıklamalarda bulunuyor. Fidan, "İran'a askeri müdahaleye karışıyız" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamaları şu şekilde: 2025 yılında çatışmalar, ekonomik gelişmeler ülkelerin stratejilerini gözden geçirmelerine sebep oldu. Gazze'de yaşanan soykırım uluslararası hukuk açısından 2025'in en önemli gündem maddesini teşkil etti. Günümüzün küresel yönetimi, bu konuda sınıfta kaldı. Türkiye olarak soykırımın durdurulması için büyük çaba sarf ettik.
Önümüzdeki dönemde Filistinlilerin barış içinde yaşaması için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye olarak Rusya-Ukrayna konusunda da barışın sağlanması için başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere çok yoğun çaba gösterdik.
Öte yandan, Suriye'nin büyük değişimi 2025'in olumlu gelişmelerindendi. SDG meselesi bölge için sorun olmaya devam ediyor. Türkiye olarak kararlı pozisyonumuzu devam ettireceğiz. Geçtiğimiz sene İsrail'in Suriye, İran ve Lübnan'a saldırıları, Somaliland'dan İran'a uzanan böl-parçala politikası bölgeye yıprattı.
İttifakları doğru kurmak, menfaatleri doğru tanımlamak ve araçları doğru kullanmak zorundayız.
Kriz anlarında tavsiyesi alınan bir konuma geldiysek bu devlet aklı ve liderliğin uzun yıllara yayılan birikimin sonucudur.
2026'da da yoğun bir takvim bizleri bekliyor. NATO zirvesine, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine ve BM Zirvesine inşallah ev sahipliği yapacağız. Türkiye, ilkeli duruşuyla ve kesintisiz çabayla yoluna devam edecektir.
Sorunlara çözüm üretmeye devam edeceğiz. Bölgemiz için refah üretmeye deva edeceğiz.
ABD'NİN İRAN'A YÖNELİK OLASI OPERASYONU HAKKINDA
Değerli arkadaşlar biliyorsunuz önceliğimiz hiçbir şekilde güç kullanımına yol açacak duruma gelmemek. Ama maalesef geçtiğimiz aylarda da gördük 12 gün savaşlarında önce İsrail sonra ABD'nin bir saldırısı ile karşı karşıya kaldık. Bu saldırı belli bir yerde durdu. Bunun tekrar etme olasılığının ortaya çıkması tasvip ettiğimiz bir şey değil. Biz sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz. İran’da olacak her şey bizi yakından ilgilendirir. Biz konuyu yakından takip ediyoruz.
Gazze'deki barış planının Netanyahu'nun uygulama taraftarı olmadığını biliyoruz. Onların amacı Filistinlilerin bölgeden çıkması.
Barış süreci için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Uygulamada birtakım zorluklar olacaktır. Bu sürecin sorunsuz geçmesi için, olağanüstü durumların barış sürecini etkilememesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.
'TEMENNİMİZ 10 MART MUTABAKATI'NIN UYGULANMASI'
Olumlu bir aşamaya geliyoruz, ama riskler ortada, İsrail'in niyeti de ortada. Bunu çözmede, sınırların neler olduğunu biliriz. 4 ülkede iddiası olan, örgütlenmesi olan ve eylemi olan bir örgütün Suriye'deki uzantısının adının SDG/YPG olması çok büyük bir gerçeklik. SDG adına kim görüşmeye giderse gitsin Kandil'den onay almadan bunun hayata geçmeyeceğinin herkes bilincinde. İşler zora da girse, temennimiz bir an önce 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanarak ülkede istikrarın tamamlanması Fırat'ın batısında işgal edilen yerlerin tekrar boşaltıması, unsurların geri çekilmesi... Bu film tekrar tekrar oynanıyor. Şablondan çıkılması lazım artık...
10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması konusunda adım atılmadığı için... Ben şunu söyleyeyim, Suriye hükümetinin bu hususlara ihtiyacı yok. Bu konu hem bizim talebimiz hem kendilerinin programında var. Ülkedeki azınlık ve inanç gruplarının dışlanması ile bir yere gitme şansınız yok. Burada altın oran şu, inanç gruplarının etnik azınlıklarının yönetime dahil olmasıyla, kendilerini ayrı bir küre olarak belirleyip, buradan yönetime dahil olması ayrı şey. Zaten problemin çıktığı yer burası. Bizim istediğimi modern zamanların evrilerek getirdiği anayasal vatandaşlık formülünün... İnsanlar kendi inançlarını yaşarken, aynı zamanda bir bayrağın altında vatandaşı oldukları ülkenin gücünden yararlandıkları bir yapının olması... Refah ve istikrara daha uygun bir yapı olduğu ortada.
RUSYA-UKRAYNA KONUSU
Daha önce de çeşitli vesilelerle ifade ettim, yapılacak barış sadece Rusya-Ukrayna arasında değil Avrupa-Rusya barışı olacak. Trump başa geldikten sonra ABD'nin öncü rolünü değiştirmesi ve nötr pozisyona geçmesi ve Avrupa güvenliği ile ilgili oynadığı rolü sonrası ortaya başka bir sorun çıktı.
Avrupa'nın güvenliği Ukrayna'nın güvenliğine bağlanmış durumda. Tabii bunun ne kadar gerçekçi olup olmadığı tartışılır.
F-35 KONUSU
F-35 konusuna gelince, biliyorsunuz bu aslında CAATSA'nın uygulaması nedeniyle ortaya çıkan sorun. Biz olaya sadece F-35 konusuyla ilgili bakmıyoruz. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda çalışıyoruz. İnşallah bu sene yaptırımlarının kaldırılmasına şahit oluruz.
Vize serbestisi anlaşmasının sisteme girmesi için daha sistemli çalışacağız. Biliyorsunuz Cumhurbaşkanımızın AB konusundaki hassasiyeti çok muhkem....
SUUDİ ARABİSTAN VE MISIRLA GÜVENLİK İTTİFAKI KURULABİLİR Mİ?
Biz bölgedeki istikrarın, bölgedeki ülkelerin bir araya gelmesinden geçtiğini söylüyoruz. Bölgenin kronik sorunlarını incelediğinizde, bölge ülkelerinin birbirine güvenmemesi nedeniyle aralarında sorunlar olduğunu, dışardan hegamon geldiğini ya da terör örgütleri nedeniyle iç savaşlar çıktığını hep gördük. Bunları görüyoruz, analiz ediyoruz. Şöyle bir önermemiz var; Bölge ülkelerinin hepsi bir araya gelerek... Önceden ekonomiden güvenliğe geçelim olurdu... Güvenlik konusunda bir iş birliğinin, bir platformun oluşturulması gerekiyor. Bu dışarısı için değil, bölge ülkelerinin birbirinin güvenliğine taahhütte bulunmaları gerekiyor. Bölge ülkelerinin hepsi birbirinden emin olduktan sonra sorunun yüzde 80'i çözülmüş oluyor. Körfez ülkeleri, diğer ülkeler birbirinden emin olmalı. Bir platformun ortaya çıkmasından sonra sorunun büyük oranda çözüleceğine inanıyorum. An itibarıyla görüşmeler var ama henüz bir anlaşmaya imza atmış değiliz.
Küresel nükleer konuda da sorunların hiç fırsat kaybetmeden çözülmesi gerekiyor. İran'ın büyük bir halkı var, yaşama katılma arzusu son derece yüksek bir halkı var. Bunları belli konulardan mahrum ederseniz ortaya böyle sıkıntılar çıkıyor. İnsanların karşılaştıkları ekonomik ve diğer güçlüklerle ilgili rejime karşı başkaldırı gibi görülmesi gri bir alan olmuş oluyor. Var olan politikaların ortaya koyduğu ekonomik zorluklar sıkıntı doğuruyor.
'İRAN'A MÜDAHELE OLMASINI İSTEMİYORUZ'
Biz burada (İran) bir müdahale olmasını istemiyoruz ama Trump politikalarına baktığı zaman karadan güç kullandığını görmedik. Ben askeri strateji arasından o konuları çok fazla gündeme getireceğini düşünmüyorum.
EGE SORUNU
Ege sorununu kalıcı olarak çözelim. Yunanistan ve Türkiye'nin milli menfaatini esas alarak bu konunun tartışılması gerekiyor.



















