MetroPoll Genel Müdürü Suat Kınıklıoğlu, Haziran 2026 araştırmasında CHP’ye ilişkin üç farklı senaryonun ölçüldüğünü açıkladı. Peki Özgür Özel ve arkadaşlarının kuracağı yeni bir partinin potansiyeli ne? İşte detaylar…
MetroPoll Araştırma Genel Müdürü Suat Kınıklıoğlu, Alin Ozinian’ın YouTube kanalındaki “Via Gündem” programında şirketin Haziran 2026 araştırmasının sonuçlarını değerlendirdi.
Araştırmada CHP’nin geleceğine ilişkin “Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP”, “Özgür Özel liderliğindeki CHP” ve “Özgür Özel’in kuracağı yeni parti” olmak üzere üç ayrı senaryonun seçmene sorulduğunu aktaran Kınıklıoğlu, en güçlü seçeneğin Özel’in yeniden CHP’nin başında bulunduğu senaryo olduğunu söyledi.
Kınıklıoğlu, CHP’deki “mutlak butlan” tartışmaları ve partiye yönelik müdahale görüntülerinin seçmen davranışında önceki aylardaki eğilimi bozan bir kırılmaya yol açtığını savundu.

ÖZGÜR ÖZEL LİDERLİĞİNDEKİ CHP YÜZDE 36,5
Araştırmadaki en yüksek oy oranının yüzde 36,5 ile Özgür Özel liderliğindeki CHP senaryosunda ölçüldüğünü belirten Kınıklıoğlu, bu seçeneğin Özel’in yeni bir parti kurması ihtimalinden az farkla önde bulunduğunu söyledi.
Kınıklıoğlu, “Şu anda zor görünse de tamamen dışlayamayacağımız bir ihtimal olan Özgür Özel’in tekrar CHP’nin başına geçmesi, seçmen nezdinde en yüksek teveccühü alan senaryo” değerlendirmesinde bulundu.
Özel ve arkadaşlarının kuracağı varsayımsal yeni partinin oy oranı ise yüzde 33,8 olarak ölçüldü.
Kınıklıoğlu, bu oranın muhalefette yüzde 2-4 bandında bulunan partilerle karşılaştırıldığında oldukça güçlü bir başlangıç potansiyeline işaret ettiğini ancak seçim gününe kadar aynı düzeyde kalacağının söylenemeyeceğini vurguladı.
“BU RAKAMLAR GELECEĞİ DEĞİL, O GÜNKÜ HİSSİYATI ÖLÇÜYOR”
Yeni parti senaryosunun kamuoyunda geniş şekilde tartışıldığını belirten Kınıklıoğlu, anket sonuçlarının kesin bir seçim öngörüsü gibi değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Kınıklıoğlu, kamuoyu araştırmalarının geleceği değil, soruların yöneltildiği dönemdeki seçmen hissiyatını ölçtüğünü belirterek yeni partinin ismi, logosu, kurucu kadrosu ve siyasi çizgisi belli olduğunda destek oranının değişebileceğini söyledi.
Partinin daha sonra göstereceği performansın ve seçmende oluşturacağı güvenin de nihai oy oranında belirleyici olacağını ifade etti.
İMAMOĞLU VE ÖZEL’İN PARTİSİNE POTANSİYEL DESTEK YÜZDE 46’YA YAKLAŞTI
Araştırmada Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in birlikte kuracağı varsayımsal bir partiye oy verme ihtimali de soruldu.
Kınıklıoğlu, böyle bir partiye “oy verebileceğini” belirten seçmenlerin oranının yüzde 46’ya yaklaştığını açıkladı. Bunun doğrudan oy tercihi değil, potansiyel destek göstergesi olduğuna dikkat çeken Kınıklıoğlu, sonuçların toplumda güçlü bir değişim talebi bulunduğunu gösterdiğini savundu.
Yeni partinin siyasi çizgisine ilişkin sorularda ise seçmenin iki ayrı eğilim gösterdiğini belirtti. Bir kesimin partinin sol ve sosyal demokrat bir çizgide olmasını istediğini, diğer kesimin ise farklı siyasi görüşlerden demokratları kapsayan daha merkezî bir yapı talep ettiğini aktardı.
KILIÇDAROĞLU LİDERLİĞİNDEKİ CHP’YE SINIRLI DESTEK
Kınıklıoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin oy potansiyelinin diğer iki senaryoya göre oldukça sınırlı kaldığını söyledi.
Özgür Özel ve arkadaşlarının siyaset dışında kalması, CHP’nin ise Kılıçdaroğlu liderliğinde seçime girmesi durumunda seçmenlerin yaklaşık yüzde 36’sının kararsızlaşabileceğini, sandığa gitmeyebileceğini veya protesto oyu kullanabileceğini belirtti.
Kınıklıoğlu bu tabloyu “temsiliyet krizi” olarak nitelendirerek CHP’deki belirsizliğin yalnızca mevcut CHP seçmenini değil, farklı partilerden gelip CHP’ye oy vermeyi düşünen kesimleri de etkilediğini ifade etti.
“MUTLAK BUTLAN İKTİDAR BLOĞUNA DA YARAMADI”
Kınıklıoğlu’na göre CHP’ye yönelik “mutlak butlan” süreci, yalnızca muhalefet seçmeninde değil, iktidar partilerine oy veren bazı seçmenlerde de tepkiye yol açtı.
AK Parti ve MHP’nin oylarında önceki eğilime kıyasla yaklaşık 4 ila 4,5 puanlık düşüşler görüldüğünü söyleyen Kınıklıoğlu, yaşananların seçmenin bir bölümü tarafından siyasete doğrudan müdahale olarak algılandığını savundu.
Kınıklıoğlu, CHP’li belediyelere yönelik yolsuzluk iddialarının da toplumun tüm kesimlerinde aynı ölçüde kabul görmediğini belirtti. CHP seçmeninin yaklaşık yüzde 83’ünün, İYİ Parti seçmeninin yüzde 73’ünün, AK Parti seçmeninin ise yüzde 29’unun iddialara inanmadığını aktardı.
TOPLUMUN YÜZDE 75’İ EKONOMİNİN KÖTÜ YÖNETİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR
Araştırmanın ekonomi bölümünde katılımcıların yüzde 75’i ekonominin kötü yönetildiği görüşünü dile getirdi.
Bu oran AK Parti seçmeninde yüzde 54, MHP seçmeninde ise yüzde 68 olarak ölçüldü. Kınıklıoğlu, ekonomik memnuniyetsizliğin iktidara yönelik desteği aşındırdığını ancak muhalefetin seçmeni ekonomiyi daha iyi yöneteceğine henüz ikna edemediğini söyledi.
Seçmenin yalnızca iktidarın değişmesini istemediğini, ekonomiyi, dış politikayı ve güvenlik politikalarını kimin yöneteceğini de bilmek istediğini vurgulayan Kınıklıoğlu, muhalefet partilerinin bu alanlarda yeterince hazırlık yapmadığını savundu.
MANSUR YAVAŞ EN BEĞENİLEN SİYASETÇİ
Kınıklıoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın araştırmada en yüksek beğeni düzeyine ulaşan siyasetçi olduğunu açıkladı.
Yavaş’ın günlük siyasi tartışmaların dışında kalmasının ve milliyetçi geçmişinin CHP dışındaki seçmenlere de ulaşmasını sağladığını belirten Kınıklıoğlu, olası bir cumhurbaşkanlığı seçiminde Yavaş’ın AK Parti ve MHP seçmeninin değişim isteyen kesimlerinden destek alabileceğini söyledi.
Kınıklıoğlu, bazı seçmenlerin milletvekili seçiminde AK Parti’ye, cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Mansur Yavaş’a oy verebileceği değerlendirmesinde bulundu.
ERKEN SEÇİM İSTEĞİ YÜZDE 60
Araştırmada erken seçim yapılmasını isteyenlerin oranı yüzde 60 olarak ölçüldü. Buna karşılık seçmenlerin yarısından fazlası olası bir seçimin adil ve şeffaf koşullarda gerçekleşmeyeceği endişesini dile getirdi.
Kınıklıoğlu bu durumu, “Erken seçim isteniyor ama seçime güvenilmiyor” sözleriyle özetledi.
Ekonomik sıkıntılar devam ettiği sürece değişim talebinin de süreceğini belirten Kınıklıoğlu, Türkiye’de seçim yoluyla iktidar değişikliğine ilişkin demokratik hafızanın hâlâ güçlü olduğunu söyledi.
Araştırmanın genel sonucunu değerlendiren Kınıklıoğlu, “Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin potansiyelinin çok kısıtlı olduğunu, Özgür Özel ve arkadaşlarının ise siyasetin önemli aktörleri hâline geldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.



















