SON DAKİKA

Ahmet Hakan’dan komedyen Deniz Göktaş'a destek veren tarihçi Safa Gürkan’a: "Yesinler senin sınırsız mizah özgürlüğünü..!"

Ahmet Hakan’dan komedyen Deniz Göktaş'a destek veren tarihçi Safa Gürkan’a:
A- A+

Komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasıyla başlayan "mizahın sınırı" tartışması büyüyor. Tarihçi Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan’ın “Mizahçının görevi dokunulmazlara dokunmaktır” diyerek Göktaş’a destek vermesi, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’ın sert tepkisine yol açtı. Gürkan’ın bu çıkışını "seçici bir özgürlükçülük" olarak nitelendiren Hakan; Atatürk’ten etnik kimliklere, Berlin’deki soykırım yasaklarından siyasetin adliye koridorlarındaki şovuna kadar uzanan çarpıcı çelişkileri tek tek masaya yatırıyor.

İşte Ahmet Hakan'ın "Yesinler senin sınırsız mizah özgürlüğünü" başlıklı yazısı şöyle;

"Emrah Safa Gürkan isimli tarihçimiz, “mizah özgür olmalı” konulu bir video çekmiş.

Dediği şu tarihçimizin:

“Mizahçının malzemesi dokunulmazlardır. Onun görevi dokunulmayana dokunmak, söylenmeyeni söylemek. Bu sayede de toplumlar bir ferahlama hissederler.”

Bir mizahçı, Atatürk’e dokunduğunda gözaltına alınmıştı.

Emrah Safa, “Ne var bunda? Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.

Bir mizahçı, Alevilere dokunduğunda büyük tepki almıştı.

Emrah Safa, “Tepki çok yanlış. Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.

Ne zaman ki sıra Kuran’a / Allah’a / Peygamber’e / dine / diyanete geldi.

Emrah Safa, tereddütsüz raconu kesiverdi:

“Mizahçının görevi dokunulmazlara dokunmaktır, söylenmeyeni söylemektir.”

Size bir şey söyleyeyim mi:

Sınırsız mizah özgürlüğü, bizim toplumumuzda kocaman bir masaldır.

Şuraya dikkat:

Deniz Göktaş’ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM’liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı.

Ne yani?

Bizde sadece din / iman / Kuran / Allah mı dokunulmaz?

Atatürk de dokunulmaz. Alevilik de dokunulmaz. Etnik kimlikler de dokunulmaz.

Bizdeki esas sorun şurada:

- Başkasının dokunulmazına dokunulduğunda: Sınırsız mizah nutukları atıyoruz.

- Kendi dokunulmazımıza dokunulduğunda: Böyle mizah olmaz tavrı koyuyoruz.

Sonuç olarak...

Bizim toplumumuzda “sınırsız mizah özgürlüğü” masaldır ama “sınırsız ikiyüzlülük” buz gibi gerçektir.

BERLİN GÖSTERİSİNDE ‘SOYKIRIM YOK’ DE BAKALIM

Bir komedyenimiz, Berlin’de binlerce kişiye gösteri yapsa...

Ve gösterinin bir yerinde...

- Şakayla karışık Hitler’den söz etse.

- Toplama kamplarını tiye alsa.

- Soykırımı azıcık küçümsese.

Gör başına neler gelir.

Böyle bir durumda...

Bir Alman aydını çıkıp da...

“Mizahçının görevi dokunulmaza dokunmaktır, söylenmeyeni söylemektir” diye video çekmez.

Bırak videoyu, bir kelime yazıp paylaşmaz.

“Bizim toplumumuzda sınırsız mizah masaldır” dediğime bakmayın siz.

Başka toplumlarda da sınırsız mizah masaldır.

AMACI ÇOK KUŞ VURMAK AMA

stand UP’çı Deniz Göktaş’a destek vermek için adliyeye gitti Kemal Kılıçdaroğlu.

Normal şartlar altında doğru hamle.

Düşünsenize tek hamleyle:

- Muhalif kimliğinizi anımsatıyorsunuz.

- Kitlenizle aynı dalga boyunda oluyorsunuz.

- Deniz Göktaş’ın Alevi olmasından yararlanıyorsunuz.

- İktidarla ters düşüyorsunuz.

- Özgürlükçü bir pozisyona geçiyorsunuz.

Ama olmuyor.

Sonuçta Deniz Göktaş’ı desteklemeye gelenler arasındaki bazı Özgür Özelciler tarafından “yuh, butlancı, hain, dışarı” diye protesto ediliyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun işi gerçekten çok zor.

Nasıl ‘nato kafa nato mermer’ oldum

“Nato kafa, nato mermer” sözündeki nato, Rumcada “işte, aha” anlamına geliyor.

“İşte kafa, işte mermer” demek yani. Yalın anlamı ise şu: Taş kafa.

“Nato kafa, nato mermer” konulu yazı yaz ama bundan söz etme. Dünkü yazımda düştüğüm durum tam olarak bu.

Bazı okurlarım hatırlattılar.

Hatırlatılınca fark ettim ki bunu biliyordum ben.

Bir anlık “nato kafa, nato mermer” durumu söz konusu oldu yani. Bağışlanmamı dilerim.

DİYANET NE DİYECEK PAŞAM

Camilerdeki cuma hutbesinde minicik bir vurgu:

“Kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınmasıyla karşı karşıyayız.”

Budur, bu kadardır. Fazlası yok.

Buna itiraz edenler var.

Onlara soruyorum:

Camilerde “kutsallarımızla maytap geçin, inancımızı sarakaya alın” falan diye mi hutbe verilecek?

Ne istiyorsunuz abi siz?

İmamların “Deniz Göktaş, Kuran’la, Allah’la ne de güzel dalga geçti muhterem cemaat. Allah kendisinden razı olsun” demelerini mi?" 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Manşet haberler
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •