Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör: "Rekabet Kurulu'nun önünde süt dosyası var..!"

Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör:
A- A+

Beyaz et üreticilerine yönelik yürütülen haksız fiyat artışı soruşturmasında alınan sürpriz "denetim kayyumu" kararının yankıları sürerken, rekabet denetimlerinin kapsamının genişleyeceği yönünde önemli bir iddia gündeme geldi. Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör, bugünkü köşe yazısında Rekabet Kurulu’nun masasındaki yeni hedefi işaret ederek, "Kurul'un önünde şimdi de süt dosyası var" dedi.

Dilek Güngör'ün Sabah gazetesindeki "Serbest piyasa mı dediniz!" başlıklı yazısı şöyle;

Valla birkaç gündür bakıyorum da bu tavukçuların da epey bir lobisi varmış! İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatıp, Adalet Bakanı Akın Gürlek açıklama yaptığı günden bu yana epey gürültü kopardılar. İşi siyasi propaganda malzemesi yaptılar.

'Vay efendim serbest piyasaya müdahaleymiş', 'Vay efendim şirket ortağı yabancı yatırımcıymış', 'Vay efendim şirketler el değiştirsin diye bu hamle gelmiş', 'Vay efendim asıl kırmızı ete baksınlarmış.

Halbuki hepsi de biliyor. Daha bir ay önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı karkas et fiyatlarının, bazı besici ve tedarikçi grupların koordineli hareketleri sonucu olağan dışı şekilde yükseldiği tespitleri üzerine 8 ilde onlarca kişiyi topladı. Beyaz etçilere atanan 'denetim kayyumluğu'nun da ne demek olduğunu, şirketlerin yönetimlerinin TMSF'ye geçmediğini çok iyi biliyorlar. Haa, yabancı yatırımcıyı ürkütmemek lazım diyorlar ya… 'O yabancılar kendi ülkelerinde rekabet ihlali yapabiliyorlar mı, yaparlarsa başlarına ne geliyor?' onu da bir sorsalar keşke!

Aslında baksalar her olayda imrendikleri Batı'ya… Görecekler serbest piyasayı…
Üstelik, ABD ve İngiltere'de rekabete aykırı iş yapan, fiyatı rakipleriyle belirleyen, kendi aralarında bilgi paylaşımı yapan, piyasada tekelleşenler öyle maddi cezalarla da kurtulmuyorlar. Rekabet Hukuku'nda hapis cezası hükümleri de var. ABD'de Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ile ABD Adalet Bakanlığı'nın (DOJ) birlikte paslaştığı çok soruşturma bulunuyor. Gıda devlerinden teknoloji devlerine yapay zeka şirketlerine kadar kimsenin gözünün yaşına bakılmıyor. Bunları yapan da dünya çapında serbest piyasa ekonomilerinin en büyük örneği olarak gösterilen ABD…

O yüzden…
Kimse 'serbest piyasa' diye ahkam kesmesin. Serbest piyasanın kontrolsüz bir piyasa olmadığını, devletin gerekli kurumlarıyla müdahale edebileceğini herkesin anlaması gerekiyor.
Gelelim meselenin buraya nasıl geldiğine…

Malum, tavukçulara ilk dikkat çeken Rekabet Kurulu'ydu. Kartel oluşturdukları ve fiyatları anlaşarak belirlediklerini tespit etmişti. (Hatta bu soruşturmaya da o belgeler kaynak oluşturdu) Hatırlayın, Rekabet Kurulu 2025'te 13 firmaya 3.7 milyar TL ceza kesmişti. Sonra Ticaret Bakanlığı iç piyasada fiyatı dengelemek için ihracatı durdurmuştu. Fakat bu firmalar yedikleri cezaya rağmen belli ki durmadılar, bu kez savcılık devreye girdi. Soruşturma sürüyor, alınan ifadeler, denetim kayyumlarının şirket içinden verecekleri bilgiler doğrultusunda iddianame hazırlanacaktır.

Gelelim kırmızı et işine…

Dediğim gibi daha önce oraya da savcılık operasyon yaptı. Oradan ne çıkacak bakmak lazım! Daha önce Rekabet Kurulu da kırmızı eti inceledi. Kurul, sorunun rekabet karşıtı eylemlerden ziyade, besicilik sektöründe ve sektörün gelişiminde karşılaşılan yapısal sorunlardan ve maliyet artışlarından kaynakladığını tespit etti. Kırmızı et piyasasındaki fiyat hareketleri biraz da süt ile bağlantılı.

Türkiye'de çiğ süt referans fiyatlarının maliyetlerin altında kalması ve girdi enflasyonu, süt üreticilerini anaç hayvanlarını kesime zorluyor. Yani ürettiği sütten zarar eden üretici, hayvanı beslemek yerine mezbahaya yolluyor. Anaç hayvan sayısı düşüyor. Bu da fiyatları artıran unsurlardan biri oluyor.

Şimdi Rekabet Kurulu'nun önünde süt dosyası var. Bildiğim kadarıyla, bitmek üzere… 70'in üzerinde firma inceleniyor, kasım gibi dosyada nihai karar verilir.
Velhasıl, demem o ki… Gerek Rekabet Kurulu gerek savcılıklar gerekse Ticaret Bakanlığı geri adım atmalı. Rekabeti bozan, vatandaşın sofrasına el uzatan, ortak fiyat belirleyen kim varsa sonuna kadar bunlarla mücadele etmeli. Bu mücadele tam da serbest piyasa için gerekli…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Manşet haberler
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •