Mehmet Akif Ersoy hakkında iddianame hazırlandı... 'Baron ve 11 kez cinsel saldırı suçlaması..!'

Mehmet Akif Ersoy hakkında iddianame hazırlandı... 'Baron ve 11 kez cinsel saldırı suçlaması..!'
A- A+

‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, Ersoy’un ‘Suç örgütü kurma ve yönetme’, 11 kez ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ ile ‘Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma’ suçlarından cezalandırılması istendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen ‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında tutuklanan Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. İddianamede Mehmet Akif Ersoy’un ‘Suç örgütü kurma ve yönetme’, 11 kez ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ ile ‘Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma’ suçlarından cezalandırılması talep edildi. Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

ÖRGÜT ŞEMASI ÇIKARILDI

Suç örgütünün oluşum ve yapısını ortaya koyma noktasında, soruşturma aşamasında yapılan ihbar içerikleri, alınan ifadeler ve yapılan tespitlerin önem taşıdığı vurgulanan iddianamede, "İstanbul İl Jandarma Komutanlığının örgüt şemasında Mehmet Akif Ersoy'un örgüt lideri olduğu, şüpheliler Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut, Ufuk Tetik'in de örgüt üyeleri olduğu belirlenmiştir." denildi.

Ersoy'un arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı şüphelilerle suç örgütü kurduğu anlatılan iddianamede, bu kapsamda mağdurlara kokain sağlanarak örgüt elebaşının cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla bir araya gelindiği belirtildi.

Ersoy'un çalıştığı sektör ve bulunduğu görevlerden dolayı nüfuzlu kişilerle irtibatlı olduğunun düşünülmesi nedeniyle, diğer şüphelilerin Ersoy'un bu konumundan dolayı kendisine itaat ettiği aktarılan iddianamede, bu nedenle Ersoy'un diğer şüphelileri kontrol ve organize ettiği, örgüt üyelerinin de çevrelerinde bulunan ve duygusal ilişki yaşadıkları kadınları Ersoy ile tanıştırarak çeşitli yöntemlerle ilişkiye girmelerini sağladıkları ve bu kişileri suçun mağduru konumuna getirdikleri kaydedildi.

İddianamede, örgüt üyesi şüphelilerden bazılarının örgüt elebaşının bulunduğu konum ve çalıştığı sektörden dolayı televizyon programlarına katılım sağlayarak menfaat elde ettiklerinin anlaşıldığı aktarıldı.

Şüphelilerin eylemlerini sistematik olarak gerçekleştirdikleri aktarılan iddianamede, alınan beyanlarda çoklu cinsel ilişkiye girmeden önce uyuşturucu maddeyi planlı şekilde mağdurların kullanımına sunduklarının anlaşıldığı belirtildi.

ÖRGÜT LİDERİ ERSOY ORGANİZE ETTİ

İddianamede çok çarpıcı ayrıntılara yer verildi. İddianamede şu bilgilere yer verildi:

Şüpheli Mehmet Akif liderliğinde, yukarıda adı geçen üyelerden oluşan örgütün; örgüt lideri Mehmet Akif’in, arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı şüphelilerle birlikte suç örgütü kurduğu ve bu kapsamda mağdurlara kokain temin ettiği belirtilmiştir. Örgüt üyelerinin, örgüt liderinin cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla bir araya geldikleri; Mehmet Akif Ersoy’un çalıştığı sektör ve bulunduğu görevler nedeniyle nüfuzlu kişilerle bağlantılı olduğunun düşünülmesi sebebiyle diğer şüphelilerin kendisine itaat ettiği ifade edilmiştir. Bu nedenle örgüt lideri Mehmet Akif Ersoy’un diğer şüphelileri kontrol edip organize ettiği, örgüt üyelerinin ise çevrelerinde bulunan ve duygusal ilişki yaşadıkları kadınları örgüt lideriyle tanıştırarak çeşitli yöntemlerle ilişkiye girmelerini sağladıkları ve bu kişileri suçun mağduru konumuna getirdikleri aktarılmıştır.

Ayrıca örgüt üyesi olan bazı şüphelilerin, örgüt liderinin bulunduğu konum ve çalıştığı sektör nedeniyle televizyon programlarına katılarak menfaat elde ettikleri anlaşılmıştır. Şüphelilerin eylemlerini sistematik biçimde gerçekleştirdikleri; alınan beyanlarda, çoklu cinsel ilişkiye girilmeden önce uyuşturucu maddenin planlı şekilde mağdurların kullanımına sunulduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma sonucunda, HaberTürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un liderliğinde kurulduğu iddia edilen bir suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame, medya ve iş dünyasında şok etkisi yarattı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli cinsel saldırı" ve "uyuşturucu ticareti" suçlamalarının yer aldığı iddianamede, Mehmet Akif Ersoy ve ismi geçen diğer şahısların sistemli bir şekilde mağdurlar üzerinde baskı kurduğu öne sürülüyor.

'DOĞRULUK MU CESARET Mİ?' İSTİSMARI

"Uyuşturucu Destekli" İddia Edilen Partiler İddianamede, örgütün temel çalışma yönteminin, "eğlence" adı altında düzenlenen partilerde mağdurlara kokain temin ederek karar alma süreçlerini bozmak olduğu belirtiliyor. Sistematik hale getirilen bu süreç, gizli tanıkların beyanlarıyla şu şekilde detaylandırılıyor: İradeyi Kırma: Şüpheliler, "doğruluk mu cesaretlik mi" oyunlarını kullanarak cinsel içerikli sorularla mağdurları taciz ediyor ve uyuşturucu etkisindeki kişilerin iradelerini zayıflatarak çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağlıyor. Örgütsel Hiyerarşi: İddianameye göre, Mehmet Akif Ersoy’un medya sektöründeki nüfuzlu konumu, diğer şüphelilerin kendisine itaat etmesini sağlayan ana faktör. Rumuzlu İsimler: Mehmet Akif Ersoy dışındaki şüpheliler; inşaat mühendisi "Şüpheli A", lojistik şirketi sahibi "Şüpheli M", kripto para dünyasından "Şüpheli N", YouTube içerik üreticisi "Şüpheli T", müzik yapımcısı "Şüpheli Y" ve medya dünyasına yakın "Şüpheli U" olarak tanımlanıyor.

LÜKS REZİDANSLARDA SEKS PARTİLERİ

Gizli Tanıkların "Karanlık" İfadeleri Gizli tanıkların beyanları, suç örgütünün nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar içeriyor. "Kanarya", "Atak", "Menekşe", "Tanca" ve "Pembe" kod adlı gizli tanıklar, şüphelilerin İstanbul’un çeşitli lüks rezidanslarında dönüşümlü olarak "seks partileri" düzenlediğini iddia etti. Özellikle Mehmet Akif Ersoy’un, evine gelen kadınlara uyuşturucu kullandırarak "çoklu ilişki" ağı oluşturduğu ve bu durumu çevresindeki "ünlü olma hayali kuran" kadınlar üzerinde sistematik hale getirdiği dosyaya yansımış durumda. İddianamede ayrıca, bazı şüphelilerin Mehmet Akif Ersoy ile olan yakınlıklarını kullanarak televizyon programlarına katılım sağlayıp kişisel menfaat elde ettikleri de vurgulanıyor. Adli Tıp ve HTS Kayıtları Delil Sayıldı Başsavcılık, suçlamaları desteklemek için; HTS kayıtları, mağdur ve tanık beyanları, kolluk tutanakları ve Adli Tıp raporlarını temel deliller olarak dosyaya ekledi. İddianamede, örgütün sadece cinsel istismar değil, aynı zamanda uyuşturucu madde temini konusunda da süreklilik arz eden bir faaliyet içerisinde olduğu ifade ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan isimlerin yargılanmasına, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak. Kamuoyu, medya dünyasının zirvesindeki bir ismin adının geçtiği bu davanın sonuçlarını merakla bekliyor. Not: İddianamede adı geçen ancak belirtilen kısıtlamalar nedeniyle rumuzla kodlanan kişiler, kaynak metindeki şüphelilerin mesleki ve sosyal rollerine göre eşleştirilmiştir.

İddianamedeki şüpheli ifadelerine ise şu şekilde yer verildi:

Şüpheli Ahmet G.: İddianamede "Yetiş-Yakala" isimli işletmenin sahibi olduğu belirtilen Şüpheli A'nın, örgüt lideri Ersoy'a en yakın isimlerden biri olduğu ifade ediliyor. Şüpheli A'nın uyuşturucu ve cinsel istismar içeren "partiler" için mekan temin ettiği, kendi çevresindeki kadınları bu ağın içine çekerek onları mağdur konumuna getirdiği iddia ediliyor.

Şüpheli Mustafa M.: "Network Global Lojistik" adlı şirketin sahibi olan Şüpheli M'nin, Ersoy'un bu şirkette %10 pay sahibi olmasıyla örgüt lideriyle ticari ortaklığa sahip olduğu belirtiliyor. Eylemlerin merkez üssü olarak kullanılan Ulus'taki dairenin, Şüpheli M ve Ersoy tarafından bizzat kiralandığı tespit edildi.

Şüpheli Nurullah D.: Kripto para borsasındaki tanınırlığıyla öne çıkan bu şüphelinin, Ersoy ile eskiye dayalı bir dostluğu olduğu ve Ersoy'un TV programlarına ekonomi yorumcusu olarak çıkarak profilini güçlendirdiği iddianamede yer alıyor.

Diğer Üyeler (T, Y ve U): YouTube içerik üreticisi Şüpheli T, müzik yapımcısı Şüpheli Y ve diğer isimlerin, Ersoy'un medya sektöründeki nüfuzunu kullanarak televizyon programlarına katılım sağladıkları ve bu sayede kariyerlerinde menfaat elde ettikleri öne sürülüyor.

SİSTEMATİK İSTİSMAR: ÖNCE UYUŞTURUCU İLE İRADE KIRILIR

İddianameye göre örgüt, kurbanlarını hedef seçerken profesyonelce bir yöntem izliyor. "Doğruluk mu Cesaretlik mi" oyunu gibi araçlarla, alkol ve kokainle iradesi kırılmış mağdurlar üzerinde baskı kurulduğu belirtiliyor. Ersoy'un medya dünyasındaki "nüfuzlu ve güçlü kişi" imajının, diğer örgüt üyeleri ve mağdurlar üzerinde bir otorite oluşturduğu vurgulanıyor.

Özellikle Mehmet Akif Ersoy’un, evine gelen kadınlara uyuşturucu kullandırarak "çoklu ilişki" ağı oluşturduğu ve bu durumu çevresindeki "ünlü olma hayali kuran" kadınlar üzerinde sistematik hale getirdiği dosyaya yansımış durumda. İddianamede ayrıca, bazı şüphelilerin Mehmet Akif Ersoy ile olan yakınlıklarını kullanarak televizyon programlarına katılım sağlayıp kişisel menfaat elde ettikleri de vurgulanıyor.

CEZA İSTEMLERİ

İddianamede, Mehmet Akif Ersoy'un "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" suçlarından 11 yıldan 27,5 yıla kadar, "zincirleme şekilde 11 kez nitelikli cinsel saldırı" ve "zincirleme şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından ise 266 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması talep edildi.

Şüpheli Ahmet Göçmez'in "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" ile 5 kez "nitelikli cinsel saldırı" suçlarından 100 yıldan az olmamak üzere hapis, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" suçlarından ise 7 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

İddianamede, Nurullah Mahmut Dündar, Mustafa Manaz, Taner Çağlı ve Tolga Aykut'un "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti", "nitelikli cinsel saldırı", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" suçlarından 7 yıldan 15 yıla kadar ve 51 yıldan az olmamak üzere değişen oranlarda hapisle, Ufuk Tetik'in ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörüldü.

Hazırlanan iddianamede ayrıca, yürütülen soruşturma kapsamında şüpheliler Veyis Ateş, Ali Yaşar Koz, Umut Evirgen, Emrullah Erdinç, Steven Sadettin Saran, Hasan Dereci, Şakir Tekin, Yusuf Timur Savcı, Burcu Akyüz ve Ela Rümeysa Cebeci hakkında "uyuşturucu madde ticareti" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma yer sağlama" suçlarından tefrik kararı verilerek, haklarında ayrı soruşturma yürütüldüğü bilgisi de yer aldı.

Ne Olmuştu?

9 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Mehmet Akif Ersoy, sevk edildiği hakimlikçe ertesi gün tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Gözaltı kararının ardından bir açıklama yayınlayan Habertürk yönetimi, Ersoy'un kurumla olan ilişiğinin kesilerek görevinden uzaklaştırıldığını duyurmuştu.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Manşet haberler
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •