SON DAKİKA

Fatih Altaylı'dan, İlber Ortaylı’nın ardından yapılan yorumlara sert tepki!

Fatih Altaylı'dan, İlber Ortaylı’nın ardından yapılan yorumlara sert tepki!
A- A+

Gazeteci Fatih Altaylı, tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatının ardından sosyal medyada yapılan olumsuz yorumlara sert tepki gösterdi. Altaylı, Ortaylı’nın dünya çapında saygı duyulan bir isim olduğunu vurgulayarak eleştirilerin çoğunun “herhangi bir eseri olmayan kişilerden” geldiğini söyledi.

Gazeteci Fatih Altaylı, Halk TV'de Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar programına konuk oldu. Altaylı, Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın ölümünün ardından yapılan olumsuz yorumlara yanıt verdi.

Altaylı, şu ifadeleri kullandı:

"Sağda solda ölümünden sonra yazılanları okuyorum. Böylesine ahlâksızca iftiralar, yok elitistmiş. Elitist olmak başka bir şey, evet elitistti İlber ama toplumla barışık bir elitistti.

Kimseyi kınayan, küçük gören, hor gören bir tavrı yoktu. Hor gördüğü tek şey cehaletti, daha doğrusu cehaletin cüretine kızardı. Cahil olduğunun farkında olmayıp ukalalık edenlerleydi onun derdi.

Bugün bakın arkasından kötü konuşanlar kimler? Her kesimin uçları. Siyasi yelpazenin ya da inanç yelpazesinin uç kesimleri ona sövüp sayıyorlar.

Dün bir akademisyeni okudum, akademisyen demeye bin şahit ister, varlığı yok herhangi bir eseri yok. İlber'e ağzına geleni yazmış, bu Balkanlar üzerinde bir araştırma grubunda yer almak istemiş, İlber de ona demiş ki 'Balkan dillerinden herhangi birini biliyor musun?', 'Bilmiyorum' deyince 'bana vaktimi kaybettirme' demiş.

Çok haklı, İlber'in görüşü şu, bir araştırma yapacaksan o araştırmanın dilini bileceksin öbür türlü araştırma yapamazsın, çeviri yaparsın. O yüzden de adam kin kusuyor İlber'e, neler yazmış, sen kimsin? İlber'e sallayanlara baktığınız zaman herhangi bir eseri yok, iz bırakacak en ufak bir şeyi yok.

Bunlar kalkıp İlber'e bugün laf ediyor, o kadar ağrıma gidiyor ki. İlber bugün dünyanın saygı duyduğu bir adam. Kraliçe Elizabeth geldiğinde, kraliçeyi Türkiye'de gezdiren İlber'di.

"İlber bir kültür adamıydı, alim dediklerindendi"

Altaylı, uzun yıllar birlikte program yaptığı Ortaylı'yı şu sözlerle anlattı:

"Türkiye'de son zamanlarda sayıları giderek azalan muhteşem adamlardan biriydi. Cehaletin aslında ne kadar utanılması gereken bir şey olduğunu biz ondan duyduk toplum olarak.

Onunla sohbet etmenin, fikir almanın, bilgi almanın, yeni bir şeyler öğrenmenin sonu yoktu. Her an içinden bambaşka bir şey çıkıyordu. Ben çok zor ikna ettim İlber'i, bunları çıkıp televizyonlarda anlatmaya.

İlber'e şimdi tarihçi diyorlar. İlber tarihçi falan değil, milyon özelliğinden bir tanesi. İlber bir kültür adamıydı, alim dediklerindendi.

O kadar fazla konuda bu kadar derinlikli bilgiye sahip Türkiye'de insan sayısı herhalde İlber'den sonra bir kişi daha var mıdır, yok mudur çok emin değilim.

"Yıllardır inanılmaz yüksek bir şekerle yaşıyordu"

Ortaylı'nın kendisine hiç bakmadığını söyleyen Altaylı, "Yıllardır inanılmaz yüksek bir şekerle yaşıyordu, 'İlber yeme, yapma, etme', asla dinlemezdi. Özellikle eşinden ayrıldıktan sonraki dönemde iyiden iyiye kendini koyverdi. Yesin, içsin çok seviyordu" dedi.

Altaylı, şöyle devam etti:

"Kendisine bir şey söylediğiniz zaman kızıyordu, sinirleniyordu. Yapma diyorduk, yapıyordu. Ben cezaevindeyken kalktı hastaneden çıkıp cezaevine geldi. Bir araba bagajı dolusu kitapla bütün cezaevindekilere kitaplar dağıttı.

Benim ikinci duruşmamda bir baktım salonda. 'Ya ne işi var bunun burada? Niye getirdiniz?' diyorum. 'Tutturdu, geleceğim.' diyorlar. Yani dostluğu da sınırsızdı, insanlığı da sınırsızdı."

Son ziyaretini anlattı: İçime doğmuş gibi...

Konuşurken gözyaşlarını tutamayan Altaylı, Ortaylı'yı son ziyaretinden ise şöyle bahsetti:

"Pazartesi günü gittik. Çok iyi görünüyordu. Bir 45 dakika falan oturduk. Fazla da yormak istemedik kendisini ama çok neşeliydi. Dedikoduya bayılırdı. Biraz dedikodu yaptık. Biraz eski günlerden konuştuk.

Hatta sanki içime doğmuş gibi sohbetin bir kısmını da kaydettim. Sonra çıktık. 'Yarın yine gelin' dedi. 'Yarın ben ameliyat olacağım. Birkaç gün gelemem, sonra gelirim.' dedim. Ben ameliyat oldum, çıktım. Ben çıktım, onu yoğun bakıma aldılar. İşte beş gün uyuttular.

Vefatından önceki gün başhekimle konuşuyordum. 'Sanki bir olumlu gelişme var, bir gözünü açtı bir ara' dedi. Ertesi gün ne yazık ki her şey çok kötüye gitti. Doktorlar geri döndürmeye çalıştılar ama olmadı."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Manşet haberler
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •