Suriye ordusu karşısında iki günde dağılan terör örgütü PKK’nın bu ülkedeki uzantısı SDG’nin gizlice kaçak petrol satarak 65 milyar dolar elde ettiği ortaya çıktı. Türkiye gazetesinden Yılmaz Bilgen'in haberi şöyle;
Suriye’nin yarısına yakın toprağını işgal eden terör örgütü SDG’nin silah ve mali yardım aldığı ABD’yi de kandırdığı ortaya çıktı. Suriye’nin kuzeyinde terör devleti kurmayı planlayan örgüt, Suriye ordusu karşısında iki günde çöktü. Hezimetin ardından örgütün kirli işleri de deşifre oldu. Başında Ferhat Abdi Şahin’in bulunduğu örgütün, ABD’li bazı isimlerle Washington’dan habersiz olarak kaçak petrol sattığı belirlendi. Örgütün 13 yılda petrolden 65 milyar dolar elde ettiği rapor edildi.
İSMİ BİLE YALAN…
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ismiyle kurulan ancak demokrasiyle alakası bulunmayan örgütün ismi gibi faaliyetlerinin de yalan olduğu ortaya çıktı. SDG her yıl ABD’den 250-350 milyon dolar civarında para alıyordu. 2026 bütçesinden 130 milyon dolar ayrılmıştı. Örgütün daha fazla mali yardım için 40 bin civarında olan terörist sayısını 100 bin gibi gösterdiği; hayalet ordu üzerinden büyük vurgun yaptığı belirlendi.
PETROLDEN KAÇIRDILAR…
Terör örgütünün en büyük para kaynağı işgal ettiği petrol sahalarıydı. Suriye’nin petrol rezervleri yaklaşık 2,5 milyar varil. 78 sahada üretim yapılıyordu. Deyr ez-Zor, Rakka ve Haseke’deki sahaların bir kısmına çöreklenen SDG, bu yolla milyarlarca dolar para kazandı. Kaynağın bir kısmı Kandil’deki elebaşlarıyla paylaşıldı. İddiaya göre, ABD’nin Orta Doğu’daki karanlık adamlarından Brett McGurk ile bazı askerler bu kazanca gizli ortak oldu. Amerikalıların gelirin yüzde 40’ını aldığı konuşuluyor.
ŞİŞİRİLMİŞ FATURA
Örgütün DEAŞ kampları ve tüneller için de şişirilmiş fatura gönderdiği belirtiliyor. CENTCOM’un ortaya çıkan yolsuzluklarla ilgili rapor hazırladığı öğrenildi. Skandal, ABD cephesinde de gerilime yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump, yardım isteğine “Onlara muazzam miktarda para ödendi, petrol ve başka şeyler verildi. Yani ne yaptılarsa bunu daha çok kendileri için yaptılar” ve “Artık Suriye hükûmeti ile çalışıyoruz” mesajını verdi.
SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ…
Türkiye Cumhuriyeti’nin 52 yıl boyunca Suriye’deki ilk vatan toprağı kabul edilen Caber Kalesi’ne girdik. Terör işgalinden kurtarılan kalenin son hâlini gördük. Yavuz Sultan Selim devrinde Osmanlı topraklarına katılan iki bin yıllık kalenin, yeniden Süleyman Şah’ın türbesine kavuşması bekleniyor. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesi Süleyman Şah, Fırat Nehri’ni geçerken şehit düşmüştü. Naaşı, nehir kıyısındaki hâkim bir noktada bulunan Caber Kalesi’ne defnedilmişti. Suriye toprakları elden çıkınca Süleyman Şah’ın mezarının bulunduğu Caber Kalesi’ni de içine alan 8 dönümlük alan Türk toprağı kabul edilmişti. Ancak kale ve türbenin, yeni kurulan baraj sebebiyle sular altında kalacağı değerlendirilmişti. Bunun üzerine dönemin Suriye hükûmetiyle yapılan bir anlaşma ile Süleyman Şah’ın türbesi 1973 yılında kuzeydeki Karakozak köyüne taşınmıştı. Karakozak’taki Saygı Karakolu ise, 2015’te terör örgütü DEAŞ saldırısının ardından boşaltılmış ve Türkiye sınırındaki Eşme köyüne taşınmıştı. Aralık 2024’te Esad rejiminin devrilmesi özgür Suriye’de yeni bir dönemin kapısını açtı. Son olarak PKK/YPG işgal ettiği topraklardan temizlendi. Süleyman Şah Türbesi’nin de ilk yerine; Caber Kalesi’ne taşınması gündeme geldi.



















