Amerikan askeri operasyonunun detayları belli oldu. New York Times gazetesi, ABD’nin Maduro’ya 23 Aralık’ta görevi bırakıp Türkiye’ye gitmesini önerdiğini, o bunu reddedince Trump’ın 25 Aralıkta operasyon için düğmeye bastığını yazdı.
New York Times, ABD Başkanı Donald Trump'ın aralık sonunda Maduro'ya iktidardan ayrılıp Türkiye'ye gitme ültimatomu verdiğini duyurdu.
Geçiş görüşmelerine katılan Amerikalı ve Venezuelalı kaynaklara dayandırılan haberlere göre Güney Amerika ülkesinin 63 yaşındaki lideri, yurtdışında rahatça yaşama teklifini reddetti.
Kasım sonlarında kimliğinin paylaşılmaması şartıyla Washington Post'a konuşan kaynaklar da Maduro'nun Türkiye'ye gidebileceğini söylemişti.
Washington'la Karakas arasında yapılacak muhtemel bir "sürgün anlaşmasının", başına 50 milyon dolar ödül konan Maduro'nun ABD'ye iade edilmeyeceğine dair "güvenceler" içerebileceği öne sürülmüştü.
Beyaz Saray'a yakın olduğu belirtilen bir kaynağın şöyle konuştuğu aktarılmıştı:
Türkiye onun için mükemmel bir yer. Erdoğan'a güveniyor, Erdoğan'ın da Trump'la iyi ilişkileri var.
Johns Hopkins Üniversitesi'nden araştırmacı Lisel Hintz, Türkiye'nin Trump yönetiminin dış politika hedeflerinde vazgeçilmez bir aktör olarak görülme fırsatını kaçırmayacağını Washington Post'a yaptığı açıklamada savunmuştu.
Akademisyen, Maduro'yu kabul ederek Ankara'nın F-35 meselesinde elini güçlendirmeye çalışabileceğini de ileri sürmüştü.
Türkiye, Venezuela'nın güneyinde altın çıkarmak için geçen yıl Maduro yönetimiyle anlaşma imzalamıştı. Petrol ve doğalgaz alanında da işbirliği var.
Venezuela'da 2018 seçimlerini izleyen siyasi kriz döneminde iki ülke arasında altın ticaretinde de hızlı artış yaşanmıştı. Karakas yönetimi işlenmesi için tonlarca altını Türkiye'ye göndermişti.
Venezuela'nın başkenti Karakas'ta cumartesi yerel saatle 02.00 sularında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.
Venezuela yönetimi, ABD'nin ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlediğini bildirmişti.
Donald Trump, Venezuela'ya düzenlenen büyük çaplı bir operasyonda Maduro'yla eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "narkoterörizm, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.
Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuştu.
Çin, Rusya, İran, Brezilya, Küba ve Meksika gibi bazı ülkeler uluslararası hukukun ihlal edildiğini belirterek saldırıyı eleştiriyor.
Arjantin, İsrail ve Ukrayna gibi açıklamalarıyla ABD'ye destek veren devletlerse muhalefetin antidemokratik uygulamalara tabi tutulduğunu belirterek Maduro yönetiminin meşruiyetini kaybettiğini savunuyor.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek "AB, Sayın Maduro'nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Anlaşması'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz" demişti.
Türkiye adına ilk ve tek açıklamayıysa Dışişleri Bakanlığı yaptı:
Venezuela'da meydana gelen son gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türkiye, Venezuela'nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz. Venezuela'daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazırız. Bu süreçte, Karakas Büyükelçiliğimiz, ülkede bulunan vatandaşlarımızla iletişim ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürmektedir.
Kaynak: Independent Türkçe, New York Times, Washington Post



















